|
Çocuklarda küçük
yaşlarda izin almadan çevresinde beğendiği objeleri alma
davranışı sıklıkla görülebilir. Ancak bu tür davranışların
tamamının “çalma” olarak adlandırılması doğru değildir ve bu
davranışı gösteren çocuğun ileride de suç işleyeceği
sonucunu doğurmaz. Küçük yaşlarda çocuklar henüz hangi
kurala uymaları gerektiğini bilmemektedirler. 3-6 yaşları
arasında çocuklar ben merkezcidir, her şeyin kendisine ait
olduğunu ve çevresinde beğendiği ya da ihtiyaç duyduğu
objeleri alabileceğini düşünür ya da izinsiz kullanırlar.
Bazen okul öncesi kuruma giden çocuk orda beğendiği
oyuncakları ya da arkadaşlarının eşyalarını alıp eve
getirebilir. Özellikle ilköğretimin 1.-2. sınıflarında da
çocukların, arkadaşlarının dikkat çekici, çok renkli kalem,
defter vb. eşyalarını eve getirdiği görülebilir. Çocuklar
ailelerinin bunu fark ettiğini gördüklerinde de bu eşyayı
kendi parası ile aldığı ya da arkadaşının hediye ettiği gibi
yalanlara başvurabilirler. Bu davranış karşısında aile bunun
doğru bir davranış olmadığını mutlaka vurgulamalıdır.
Çocuklarda mülkiyet kavramı 7-8 yaşlarında gelişir ve artık
kendisine ait olanla olmayanı ayırt edebilirler. Bu nedenle
bu yaştan önce yapılan izinsiz alma davranışları “çalma”
olarak değerlendirilmemelidir. Sadece çalma probleminde
değil, tüm davranış ve uyum problemlerinde çocuğun içinde
bulunduğu gelişim dönemi-yaşı dikkate alınmalıdır. Çünkü
çocuklar her gelişim döneminde yeni beceriler kazanırlar ve
bu becerilerin kazanılmasıyla sorunların bazıları ortadan
kalkabilir. Yani eğer yaşanan problem dönemsel ve geçici
ise bunun büyütülmemesi gerekir.
Çocuk okul çağına
geldikten ve mülkiyet kavramı oluşmaya başladıktan sonra ise
hala izinsiz almalar devam ediyorsa bunun üzerinde önemle
durulmalıdır. Çocukta bu kavramı geliştirmek için öncelikle
çocuğun kendine ait odasının, eşyalarının olması ve harçlık
verilmesi gerekir. Ayrıca başka birine ait olan bir şeyi
kullanmak istediğinde o kişiden izin alması gerektiği
öğretilmelidir.
Çalma olayı meydana
geldiğinde öncelikle bunun nedeni araştırılmalı ve çözüm
yolu ona göre belirlenmelidir. Çocuğun ne çaldığı, ne zaman
çaldığı, kimin eşyasını çaldığı ve çaldığı eşyayı ne
yaptığının bilinmesi gereklidir.

Nedenleri:
-
Çocuğun temel
fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmaması: Çocuğa yeterince
harçlık verilmiyor ve ihtiyaçları karşılanmıyorsa çocuk
ihtiyaçlarını karşılamak için bu yolu seçebilir.
-
Çocuğun ilgi ve
sevgi eksikliği yaşaması: Aile, arkadaş ya da
öğretmeninden beklediği sevgi ve ilgiyi görmemesi
çocukta çalma davranışını ortaya çıkarabilir. Çocuk
çaldığı objeyi ihtiyaç duyduğu sevgi ve ilginin yerine
koyarak bu ihtiyacını telafi etmiş olur. Bazen de yeni
bir kardeşin doğumu ile çocuk tüm ilginin bu yeni
kardeşe yöneldiğini ve kendisinin artık sevilmediğini
düşünür, annesinin kendisini yüzüstü bıraktığı düşüncesi
ile onu cezalandırmak amacı ile annesinin çantasından
para alabilir. Yani burada çocuk her herhangi bir
fizyolojik gereksinme nedeniyle değil, ruhsal doyum
sağlamak ve sevgi açlığını gidermek için bu davranışa
başvurmuştur.
-
Uygun olmayan
hatalı anne baba tutumları: Aşırı otoriter, çocuğu
sürekli başkalarıyla kıyaslayan anne baba tutumları da
bu davranışı doğurabilir. Ayrıca anne babanın parayı
çocuğa karşı bir tehdit aracı olarak kullanmaması (çocuk
hata yaptığında harçlığını kesmek gibi) ve paraya
fazlaca düşkün olmaması gerekir.
-
Çocukta özgüven
eksikliği ya da değersizlik duygularının olması: Çocuk
çaldığı nesneyle yetersiz olan özgüvenini telafi etmeye
ve gücünü göstermeye çalışır. Ayrıca anne ya da babadan
çaldığı parayı kendisine verilmeyen değerin yerine
koyar, onlardan bu yolla öç almış olur. Ya da çaldığı
paralarla arkadaşlarına bir şeyler ısmarlayarak değer
kazanmaya çalışır.
-
Kıskançlık
duyguları: Özellikle kıskanılan kişinin bir eşyası
çalınarak ondan bir tür intikam alınmış olur.
-
Çocukta
mülkiyet kavramının gelişmemiş olması
-
Anne babanın
kötü örnek olması ya da çocuğun bu davranışını
onaylaması, zevk alması da çala davranışının devam
etmesine neden olur.
-
Çocuklar kimi
zaman da kardeş kıskançlığı nedeni ile bu davranışa
yönelirler. Böylece öfkelerini ifade etmiş ve ilgiyi
kendilerine çekmiş olurlar.
Neler Yapılabilir?
-
Çocuğun temel
ihtiyaçlarının karşılandığından emin olunmalı ve 7-8
yaşlarından sonra düzenli olarak harçlık verilmelidir.
-
Çocukta
mülkiyet duygusunun oluşması için gayret
gösterilmelidir. Bunu geliştirmek için çocuğun kendisine
ait odasının, dolabının, eşyalarının olması ve bu
eşyaların aile bireyleri tarafından izinsiz
kullanılmaması gerekir. Ayrıca kendisinin olmayan bir
eşyayı kullanmak istediğinde de ancak o eşyanın
sahibinin izniyle kullanabileceği dolayısıyla kişisel
haklara saygılı olması gerektiği öğretilmelidir.
-
Anne babalar
davranışları ile çocuklarına iyi örnek olmalı, haksız
kazanç sağlayan insanlarla ilgili onaylayıcı bir tutum
içine girmemeli, kendileri de çevrelerindeki insanlara
ait şeyleri izinsiz almamalıdırlar. Ayrıca çocuğun
yaptığı çalma davranışını da anne baba fark ettiğinde
bunun uygun bir davranış olmadığı ve diğer insanları
zarara uğrattığı ve ayrıca çocuğun çevreyle olan
iletişiminde yaratacağı olumsuz etkiler konusunda
konuşmaları ve ikna yoluna gitmeleri gerekir.
-
Çocuğun izinsiz
almış olduğu eşyayı kullanmasına izin verilmemeli, özür
dileyerek sahibine iade etmesi sağlanmalıdır. Aksi
taktirde çocuk bu davranışla kazanç sağladığını
düşünebilir. Eğer almış olduğu eşyaya zarar vermişse de
bunu kendi harçlıklarıyla alarak geri vermelidir.
-
Aileler aşırı
otoriter, baskıcı, eleştirel ya da aşırı sevgi içeren
tutumlarla çocuk yetiştirmemelidir. Çocuk her durumda
kendisine değer verildiğini hissetmeli, ailesi ile
sağlıklı bir iletişim kurabilmelidir. Çocuğun ilgi ve
sevgi gereksinimleri karşılanmalıdır.
-
Çocuklar
kardeşleri, arkadaşları ile kıyaslanmamalı, kıskançlık
ve bunun getireceği öfke duygularının oluşmasına engel
olunmalıdır.
-
Aile bu konuda
çocukla iletişime geçerken şunlara da dikkat etmelidir:
-Çocuk suçlanmamalı
ve yargılanmamalıdır
-Çocuk tehdit
edilmemelidir. (herkese söylerim rezil olursun, polise
veririm gibi.)
-Bu problem
başkalarının yanında konuşularak çocuk deşifre ve rencide
edilmemelidir.
-Cezalandırma
yöntemi tercih edilmemelidir.
-İletişimde
kullanılan dil aşağılayıcı olmamalıdır.
-Aşırı tepki
vermek, bağırıp çağırmak, telaşlanmak çözüme ulaşmada
yardımcı olmayacak aksine durumu daha kötüye götürecektir.
Bu nedenle bu tür davranışlardan uzak durulmalıdır.
-Çocuğun kişiliğine
yönelik eleştiriler yapılmamalı, hatalı olan davranışı
üzerine konuşulmalıdır.
-Çocuğa “artık sana
asla güvenemem” mesajı verilmemelidir.
ÇALMA ÇEŞİTLERİ
1.
Çalınan Objenin Kullanılması
·
Yarar
sağlamayan hırsızlıklar
·
Cömertlik hırsızlıkları: Çocuk değer kazanmak amacı ile
çaldığı objeleri çevresinde onun için önemli kişilere
dağıtır.
·
Gereksinim hırsızlıkları: Çocuk ihtiyaç duyduğu şeyi elde
edebilmek için hırsızlık yapar. Genelde yoksul, evden kaçan
çocuklarda görülür.
2.
Patolojik Hırsızlıklar
·
Saldırgan hırsızlık: Amaç sadece zarar vermektir. Örneğin
çocuk sevmediği ya da kıskandığı bir arkadaşının eşyasını
çalarak onu zarara uğratır.
·
Dürtüsel (içtepisel) hırsızlık: Planlanmadan ve
düşünülmeden, o anda içten gelen isteğin engellenemeyerek
yapıldığı çalma durumudur.
·
Zevk
hırsızlığı: Genelde ergenlerde görülen, heyecan yaşamak ve
üstünlük duygusu yaşayarak zevk alma amacı güdülen hırsızlık
türüdür. Burada çalma olayı bir zevk kaynağıdır. Çalınan
objenin bir gereksinimi karşılaması gibi bir durum söz
konusu değildir.
·
Telafi hırsızlıkları: Çocuklar yaşadıkları sevgi ve ilgi
eksikliğini gidermek amacıyla hırsızlık yapabilirler. Çocuk
çaldığı objeyi ihtiyaç duyduğu ilginin yerine koymaktadır.
Ayrıca çalma davranışı zaten ilgiyi çocuğun üzerine
çekeceğinden böylece çocuk ilgi ihtiyacını karşıladığını
düşünür. Genelde çekingen, duygusal çocuklarda görülür. Kimi
zaman da başkalarıyla kıyaslanan, kıskançlık yaşayan
çocuklar bu nedenle çalma davranışı gösterirler. Aşırı
otoriter anne baba tutumu ile yetiştirilen çocuklar da bu
baskıyı kabul etmediklerini ve kendi üstünlüklerini
göstermek amacı ile bu yolu seçebilirler.
Bu davranış bir
uyum ve davranış bozukluğu belirtisi olarak kabul edilmeli,
çocuğun yardım çağrısı olarak algılanmalı ve psikolojik
yardım alınmalıdır. Çalma davranışı gösteren çocuklarda
uygulanan tedavilerde amaç, çocuğun özgüvenini artırma,
benlik saygısını güçlendirme ve çocuğun yaşadığı duygusal
karmaşayı, çatışmayı açığa çıkararak uygun olmayan,
anti-sosyal davranışın yerine uygun davranış kalıpları
geliştirmektir.
Hazırlayan
Zekiye BİCE SİRER
Psikolojik Danışman
KAYNAKLAR
KÖKNEL, Özcan; Günlük
Hayatta Ruh Sağlığı. İstanbul: Alfa Yayınları
YAVUZER, Haluk; Çocuk
Psikolojisi. İstanbul: Remzi Kitabevi
YAVUZER, Haluk; Çocuk ve
Suç. İstanbul: Remzi Kitbevi
www.webanne.com
www.donusumkonagi.net
www.psikologum.com |