|
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
“Okul öncesi eğitimi
önemlidir ve her çocuk bu eğitimden yararlanmalıdır.”
Okul öncesi eğitim, mecburi eğitim çağına kadar olan
çocukların zihin, beden, duygu ve sosyal gelişimlerini
sistemli bir ortam içerisinde daha iyi sağlayan, onlara iyi
alışkanlıklar ve davranışlar kazandıran, yeteneklerinin
gelişmesine yardım eden, ilkokula hazırlayan ve ilköğretim
bütünlüğü içinde yer alan eğitim devresidir.
Günümüzde okul öncesi eğitim kurumlarının önemi hemen herkes
tarafından kabul edilmektedir. Ancak, okul öncesi eğitim
kurumlarının işlevini, çalışan annelerin çocuklarını
bıraktıkları bir çeşit bakım kurumu gibi değerlendirerek
açıklamak doğru değildir. Anneler çalışsın ya da çalışmasın,
okul öncesi dönemdeki çocukların tümü, gelecekteki eğitim
yaşantılarının ilk basamağında okul öncesi eğitim
kurumlarından geçmelidirler.
.jpg) |
"Beş yaşındaki bir çocukla benim aramdaki uzaklık bir adımdır, fakat
yeni doğmuş bebekle beş yaşındaki çocuk arasındaki
uzaklık korkunçtur."
Tolstoy |
İnsandaki potansiyelin en üst sınırına kadar
geliştirilebilmesi, ancak ona çok erken dönemlerde
sağlanacak imkânlarla mümkün olabilir. Bu nedenle yaşamın
ilk yıllarındaki eğitimin, çocuğun içinde bulunduğu fiziksel
ve sosyal çevrenin, onun gelişmesinde çok önemli rolü
vardır. Bu yıllarda çocuğa "verilenler veya verilemeyenler"
onun geleceğini belirler.
Özellikle çocuklarımız için telafisi mümkün olmayan
olayların çoğu doğumlarından yedi yaşına kadar olan büyüme
dönemlerine rastlamaktadır. Telafisi mümkün olmayan
olaylardan bir tanesi de çocuğun 3 ile 7 yaş arasındaki
beyin gelişimine uygun bir eğitimin verilememiş
olmasıdır. Bu dönemde çocukların beyinleri çok hızlı bir
şekilde gelişmekte olup, İnsan hafıza ve zekâsının % 75’i 3
ile 7 yaş arasında oluşumunu tamamlamaktadır.
Çocuğun 7 yaşına kadar olan gelişme dönemini iyi
değerlendirmenin mutluluk verici en önemli sonucu ; daha
kolay ve daha hızlı öğrenen bir çocuğa sahip
olmaktır. Yapılan araştırmalara göre, okulöncesi eğitim
alan çocuklar ilkokulda okuma yazmayı, bu eğitimi almayan
çocuklardan %100 daha hızlı öğrenmekte ve bu öğrenme hızı
yaşam boyu sürmektedir.
Kısacası bu dönem, insan yaşamının temelini oluşturur. Her
çocuğun şahsiyeti altı-yedi yaşına kadar oluşur. Bu yaş her
şeyin başlangıcı değil, yaklaşık olarak kişilik oluşumunun
tamamlandığı yaştır. Yedi yaşından sonra yapılacak çok şey
olsa da çocuğun şahsiyet iskeleti ilk yedi yıl içerisinde
kurulur. Daha sonra yapılanlar bu iskeleti ete
büründürülmesi ve süslenmesidir.
Çocuk
gelişiminde ailenin önemi yadsınamaz. Ancak çocuğun
kişiliğinin belli kalıplara döküldüğü, duygu tohumlarının
ekildiği bu devrede çocuk ne tamamen ailede kalmalı, ne de
tamamen okul öncesi eğitim kurumuna bırakılıp anneden ayrı
bırakılmalıdır. Bu dönemde aile ile kurumlar arasında sıkı
bir işbirliği sağlanması daha yerinde olacaktır..
.jpg)
Okul
Öncesi Eğitimin İlkeleri Neler?
·
Çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal,
sosyal ve dil yönünden yeteneklerine göre gelişimlerini
sağlayacak eğitim ortamını oluşturmak.
·
Dilin gelişmesine ve doğru kullanılmasına
imkân sağlamak
·
Özbakım becerileri (temizlik, giyinme vb.)
kazandırmak
·
Bedensel becerilerini geliştirmek
·
Kendi ayaklarının üzerinde durabilen, bağımsız
birer birey olabilmeleri için destek olmak
·
Yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya
çıkarmak
·
Oyun oynama ve arkadaşlık ihtiyacını gidermek
·
Zorunlu eğitime hazırlamak; ancak bu ilke
kesinlikle okuma-yazma eğitimini kapsamamalıdır.
Toplum olarak, çok sevdiğimiz çocuklarımız ve geleceğimiz
için en iyi yatırımın eğitim olduğu bilincine varmamız ve
sorunlarımızın çözümlenmesi dileğiyle…

Özetle okul öncesi eğitim;
v
Çocukta zeka gelişiminin %70'lik kısmının 7
yaşına kadar tamamlandığı ve öğrenme becerisinin bu yaşta
geliştiği,
v
Çocuğun grup içine katılması, sağlıklı
ilişkiler kurması, kültürel değerlerine sahip çıkması,
sosyalleşmesi gibi olguların bu yaşta geliştiği,
v
Bu dönemdeki sapma ve olumsuzlukların çocuğun
bütün yaşamını olumsuz yönde etkilediği,
v
Farklı kültür ortamlarından ve ailelerden
gelen çocukların ortak bir yetişme ortamına okul öncesi
eğitim kurumlarında ulaşabildiği, çocuğun kendine güven
duygusunu bu kurumlarda kazanmaya başladığı,
v
Dilini doğru, yanlışsız, güzel konuşma
özelliğini bu yaşta öğrendiği; toplumu, çevreyi, evreni ve
insan davranışlarını tanımaya başladığı,
v
Nesneleri, eşya ve varlıkları, temel bir takım
becerileri, davranışları, olumlulukları ve olumsuzlukları
öğrenmeye başlama yaşının 4-6 yaşları arası olduğu,
v
Aile içi desteğin tek başına yetmediği,
çocuğun kendi yaşıtlarıyla birlikte olabileceği, bedensel ve
zihinsel gelişmelerini sağlıklı biçimde sürdürebilecekleri
bir ortam olduğu için önemli ve gereklidir.
Hanife ÖZCAN
Psikolojik Danışman
Kaynaklar:
(1)
A. Yörükoğlu, Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayın-Dağıtım,
İstanbul, 1992
(2)
www.egitimsen.org.tr
(3)
Prof. Dr. Haluk Yavuzer;
Çocuk Psikolojisi (1987)
(4)
Yavuzer , H. Çocuğunuzun
İlk Altı Yılı. Remzi Yayınevi, İstanbul: 1999.
(5)
www.pdrkariyer.com
(6)
www.megahafiza.com.tr
(7)
www.okuloncesiegitim.org |