|
ANNE BABA TUTUMLARI VE KİŞİLİK
ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
OTORİTER TUTUM
Çocuğunu, belirli bir ideal peşinde ve belirli kalıplar
içinde, adeta küçük bir yetişkin yapma çabasıyla
yetiştirmeye çalışan anne babalardır. Bütün kontrol anne
ve babadadır. Çoğunlukla anlayışsız, hoşgörüsüz, katı ve
baskıcı bir tutum içindedirler. Çocuğun davranışları
katı standartlarla değerlendirilir, hata ve yanlış yapma
hakkı yoktur. Çocuktan kurallara sorgulamadan uyması
beklenir, evde her şey kurallara ve saatlere bağlıdır.
Anne babanın gözleri sürekli çocuklarının üzerindedir.
Çocuk korkmazsa kurallara uymaz mantığıyla hareket
ettikleri için çocuğun en basit hatasını
cezalandırırlar. Yaptırım gücü anne babadadır. Anne baba
isteklerinden ödün vermez çünkü onlar hep haklıdır.
Çocuğunu anlama onun seviyesine inme çabasını
göstermezler. Baskıcı ve otoriter ailenin verdiği
eğitimde ceza verici bir yaklaşım vardır. Aile cezayı
iyi bir ders olsun, bir daha hata yapmasın mantığı ile
verilir ve bu cezalar genelde çocuğa göre ağır
cezalardır. Ailenin verdiği disiplin çocuğu hayatından
bıktırır. Çocuğun en doğal hakları bile çocuğa uslu
olmasının bir ödülü olarak verilir. Bu tür ailelerde
büyüyen çocuklardan başarı beklemek yanlış olur. Çocuk
anne babanın kurallarını yerine getirme çabasında olduğu
için kendini ifade edemez. Ailenin
belirlediği kurallar ve sınırlar içinde çocuklarını
kendine özgü yapıları adeta yok sayılır.
Otoriter bir ailede yetişen çocukların
özellikleri
Stresli, tedirgin çocuklardır
Kendine olan güveni hemen hemen yok gibidir
Sessiz çekingen başkalarının etkisinde kolayca
kalabilen çocuklardır
Sürekli eleştirildiği için aşağılık duygusu
geliştirebilir
Dıştan denetimlidirler. Kendi başlarına karar
veremezler dışarıdan birilerinin onu yönlendirmesini
beklerler.
Tam tersi çocuk isyankarda olabilir.
SERBEST ANNE BABA TUTUMLARI
Çocuklarına özgür ve eşit ortam yaratma isteği ile
doğmuştur. Anne babanın çocuğa egemen olma ve onun
üzerinde baskı kurma eğilimi yerine, çocuğun başına
buyruk yetişmesi, dilediğince davranması ve çocuğun
üzerinde aile denetiminin olmaması vardır. Çocuğun aşırı
hareket ve davranış serbestliği vardır. Kendisine ve
çevresine zarar verebilecek davranışlarda bile
denetimden uzaktır, aile müdahale etmez. Aile doğruyu ve
yanlışı çocuğunun yaparak yaşayarak öğrenmesini ister,
çocuğa neyi yapması veya neyi yapmaması konusunda bilgi
verilmez. Aile içinde çocuğun hakları sınırsızdır.
Çocuğun nerede duracağı belirlenmemiştir.
Çocuktan kurallara uyması beklenmez zaten kuralları
uygulama ve denetleme düzensizdir. Anne baba çocuğun
yanlış davranışlarını görmekte ama ‘iyi bir eğitim
baskıcı değil, özgür olmalıdır’ düşüncesi ağırlıkta
olduğu için çocuğa sınırsız özgürlük tanınmaktadır.
‘Benim çocuğum ideal davranışlara sahip olmalı’ demekte
ve çocuğa az da olsa baskı yapmamaktadır. Anne baba
çocuğun davranışlarına karışmamakta, yalnız büyük bir
problem olduğunda varlıklarını hissettirmektedirler.
Kural tanımayan bu çocuklar okullardaki kurallarla karşı
karşıya kalınca hayal kırıklığına uğramaktadırlar.
Serbest anne baba tutumunda yetişen çocuklar bir müddet
sonra anne babalarını denetim altına alırlar, şımarık
olurlar. Her ortamda istediklerini elde ettikleri için
doyumsuzdurlar. Anne babanın bu serbest tutumları ev
içinde geçerli olduğu gibi ev dışında da geçerlidir.
Tabii en büyük problem misafirliğe gidildiğinde veya
başka çocuklarla karşı karşıya kalındığında ortaya
çıkar. Serbest tutumda anne babanın görevi çocuklarına
hizmet etmek, onları mutlu etmektir. Çocukları mutlu
olsun diye tüm isteklerine kayıtsız şartsız uyarlar.
Böyle anne babalar hoşgörülü tutumlarından kolay kolay
ayrılmak istemezler. Çünkü çocuğa dilediğini vermenin
ona karşı koymaktan daha kolay olduğu düşüncesini
kendilerine yerleştirmiştirler. Çocuğu en kolay metotla
büyütmektedirler. Bırak ver de ağlamasın, siz hiç çocuk
olmadınız mı? Bu tip anne babalar kendi yaşamadıklarını
çocuklarının yaşamasını isterler.
Serbest tutumla yetişen çocukların özellikleri
Devamlı birilerinden hizmet beklerler
Her isteklerinin yapılmasını beklerler
Okuldaki kurallarla karşı karşıya kaldıklarında hayal
kırıklığına uğrarlar
Diğerlerinin dikkatini çekmeye çalışırlar
Bencil ve saygısızdırlar
İstekleri buyruk niteliği taşımaktadır
Toplumun vermediği hakları kendilerine tanımaya
çalışırlar
İLGİSİZ VE KAYITSIZ ANNE BABA TUTUMLARI
Çocuğun davranışları karşısında ilgisiz ve vurdumduymaz
davranışlar sergileyen anne babalardır. Bu tip aileler
için çocuğun varlığı ile yokluğu belli değildir. Bu
gruba giren anne babalar genellikle hoşgörü ile boş
vermeyi birbirine karıştırmaktadırlar. Çocuk anne babayı
rahatsız etmediği müddetçe, çocukla ilgili problem
yoktur, eğer çocuk anne babayı rahatsız ederse o zaman
çocuk ile ilgili gündem oluşur. Bu gündem daha çok
şikayetlerle doludur. Bu tip ailelerde çocuk fiziksel ve
duygusal yalnızlığa itilmektedir. Çocuğun hareketlerinin
görmezlikten gelinerek dışlanması söz konusudur. Anne,
baba, çocuk arasında iletişim
kopukluğu vardır. Ailenin çocuğa tepkileri düşük
seviyededir.
İlgisiz kayıtsız tutumla yetişen çocukların
özellikleri
Çocuk dikkat çekmek için etrafına zarar verebilir
İnsanlarla ilişki kuramaması sonucu sosyal
gelişmesinde gecikme ve saldırganlık sergileyebilir.
Sözlü iletişim yetersizliğinden dolayı dil gelişiminde
gecikme, konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir
Özgüven sorunu yaşar
Hayattan ve kendisinden beklentisi olmaz
DENGESİZ VE KARARSIZ ANNE BABA TUTUMLARI
Çocuğun belirli bir davranışı anne baba tarafından
farklı yorumlanır. Anne babalar aynı davranışı kimi
zaman normal karşılarken kimi zamanda
cezalandırabilirler. Bu durum daha çok anne veya babanın
o anki psikolojik durumu ile ilintilidir. Anne veya baba
yorgunsa, başka zaman normal olan davranış o an için
yapılmaması gereken bir davranıştır. Bu durumda çocuk
neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamamaktadır.
Tutarsız anne baba tutumlarını içeren bir diğer tutum
ise, anne için doğru olan bir şeyin baba için yanlış
olması veya tam tersi durumun oluşmasıdır. Anne ve baba
farklı disiplin anlayışı geliştirebilirler. Anne ve baba
mutlaka aynı görüşe sahip olmalıdır, biri olumsuz
davranışı hoş görüp diğeri ceza uygulamamalıdır. Baba
çocuğa bir suç işlemesi sonucunda bir ceza verdiğinde
anne hemen annelik şefkati ile çocuğunu kucaklayıp
sevmemelidir Bazen anne babalar çocuğun verdiği
tepkilere karşı nasıl davranması gerektiği konusunda
kararsız kalabilmektedir. Bazen gülüp geçmekte bazen de
acaba hatalı mıyız? şeklinde düşünmektedir. Bu tip
ailelerde çocuğun yanında eşler birbirlerini
eleştirmekte sakınca görmezler. Çocuk söz dinlesin diye
ilk önce yumuşak konuşurlar, sabırları zorlanınca
seslerini yükseltip tehditler savurmaya başlarlar,
kendini suçlu hisseden anne diz çöküp çocuktan özür
diler. Çocuk hangi davranışının tepki alacağı konusunda
herhangi bir fikre sahip değildir. Anne babaların
çocuklar hakkındaki tutarsız ve ayırımcı
davranışlarından bir başkası ise kız erkek çocuk
ayrımıdır. Genelde erkek çocuklar kız çocuklara oranla
daha ayrıcalıklıdır. Erkek çocuklar el üstünde
tutulurken kız çocuklar daha geri planda yer almaktadır.
Bazı ailelerde ise bu durum tam tersi olabilmektedir.
Büyük çocukların yetişme tarzı ile küçük çocukların
yetiştirilme tarzları arasında da farklılıklar
görülmektedir. İlk çocuğu yetiştirirken daha otoriter,
kuralcı ve hatalı olurken, ortanca çocuklarda biraz daha
esnek davranılmakta, küçük çocuklarda ise daha sevecen
ve hoşgörülü olunmaktadır. Anne babaların küçük
çocukları daha fazla koruduğu, büyük çocuklara ise erken
yaşta fazla sorumluluk yüklediği de diğer bir gerçektir.
Dengesiz ve kararsız tutumla yetişen çocukların
özellikleri
Aşırı isyankar ya da aşırı boyun eğici olabilirler
Kaygılı, güvensiz bir kişilik sergileyebilirler
Büyüdüklerinde karşısındaki insanlara zor güvenirler
Tutarsız bir kişilik sergilerler
Karar vermekte güçlük yaşarlar
AŞIRI KORUYUCU ANNE BABA TUTUMLARI
Bu tip ailelerde çocuğa gereğinden çok özen gösterirler.
Koruyucu tutum daha çok anne ve çocuk arasında gözlenir.
Her türlü kararı çocuk yerine aile alır. Geç kavuşulan,
aşırı istenilen, tek çocuk, tek erkek veya kız çocuk
gibi çocuklar genellikle abartılmış sevginin odak
noktası olurlar. Bu tip anne babalar çocuklarını el
bebek gül bebek büyütürler. Adeta kucaktan yere
indirmezler. Genellikle bu tür çocuklar erken konuşup
geç yürürler. Aile tarafından çocuğun her çağrısına
cevap verilir. Bu tip aileler çocuklarının üzerlerine
titrerler. Çocuğa zarar gelebilecek ortamlardan
kaçınırlar. Ağlamasın, üşümesin, terlemesin, hasta
olmasın, yorulup incinmesin, mikrop kapmasın diye aile
üyeleri ellerinden gelen tüm gayreti gösterir. Çocuk
adeta bir cam fanus içinde büyütülür. Çocuğun gelişimine
göre davranmasına fırsat verilmez. Aşırı koruyucu anne,
çocuğuyla öyle bütünleşir ki onun büyüdüğünü ve
olgunlaşabildiğini asla kabul etmek istemez. Bu tür
anne babalar ergenlik çağında bulunan çocuklarına bile
kendileri banyo yaptırmak isterler. Çocuğun veya gencin
kıyafetini anne baba seçer. Çocuğa evde, seçim konusunda
pek söz hakkı verilmez. Bu ailede, çocuk büyümüş
olmasına rağmen anne çocuğuyla yatmak ister. Sebep
olarak da geceleyin çocuk korkulu rüya görürde korkarsa
ben onun sesini duyamam, yanında olamam diye söylerler.
Anne bu tür davranışıyla çocuğuna olan derin sevgisini
dile getirdiğini ve çocuğuna yardım ettiğini
düşünmektedir. Ama gerçekte kendi yalnızlığını ve
mutsuzluğunu, çocuğuna kendisini adayarak telefi etmeye
çalışmaktadır. Çocuğunu kendine aşırı bağımlı yaparak
kendisini değerli ve eşi bulunmaz hissetmektedir. Çünkü
çocuk en ufak davranışta dahi annesinin fikrini
almaktadır. Anne,
çocuğu kendisine tutsak etmekte ve bağımlı kılmaktadır.
Çocuğa sorulan soruları anne baba cevaplandırır
Aşırı koruyucu ve abartılı sevgisi olan anne babalar
çocuklarına derin duygusal bağla bağlanırlar. Anne baba
çocukları için sebepsiz yere aşırı kaygı içindedir. Bu
kaygıda onları
çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir. Çocuğu mutlu
edemeyeceklerini düşündükleri için hep endişelidirler.
Çocuğa karşı boğucu şefkat gösterirler.
Korucu tutumla yetişen çocukların özellikleri
Aşırı bağımlı, özgüveni gelişmemiştir
Sosyal gelişimi zedelenir
Toplum tarafından kabulü zorlaşır
Kendini gruba kabul ettirmek için isyankar olabilir
Tek başına kararlar alamaz
REDDEDİCİ ANNE BABA TUTUMLARI
Reddedici tutum içerisinde olan ailelerde çocuğa karşı
adeta düşmanmış gibi davranılır. Çocuğa, farkında
olmadan, sevgi, merhamet, sıcaklık, şefkat verilmez.
Daha çok çocuğun başaramadıkları üzerinde durulur ve
çocuk yoğun eleştiriler alır. Bu tip ailelerde, çocuk
genellikle hiç beğenilmez ve her yaptığı devamlı
eleştirilir. Neredeyse çocuğa baskı yapmak için her
türlü fırsat kollanır. Çocuğun iyi ve olumlu yönlerinden
çok, çocuğun devamlı kötü ve olumsuz yönleri üzerinde
durulur. Çocukları öz evlatları olduğu halde üvey evlat
muamelesi görmektedir. Bazen sadece anne bazen de sadece
baba çocuğa karşı reddedici tutumlar sergiler. Fakat
aile içinde çocuğa genel olarak soğuk ve eleştirel
tutumlar sergilenir. Reddetme, çocuğun bedensel ve
ruhsal ihtiyaçlarını karşılamasına engel olacağından bu
tür tavır ve davranış içeren ailelerde çocuktan sağlıklı
davranışlar beklemek yanlış olur. Anne baba çocuğuna
karşı sevgisini asla göstermemekte, çocuğunu anlamamakta
ve onu kurallarla, soğuk davranışlarla ve emirlerle
yönetmeye çalışmaktadır Bu tür davranışlar sebebi ne
olursa olsun kabul edilebilir davranışlar değildir.
Ailenin gerekirse profesyonel bir yardım alarak bu
sorunu çözmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde bu tip
çocuklar ilerleyen yaşlarda daha büyük problemlerle
toplumun karşısına çıkmaktadır.
Reddedici tutumla yetişen çocukların özellikleri
Kaygılı ve güvensizdirler
Tutarsız bir kişiliktedirler
Suç işlemeye meyillidirler
İnsanlarla iyi ilişkiler kuramazlar, arkadaş bulmada
zorlanırlar
Saldırgan ve isyankar olabilirler
İnsanların haklarına saygı göstermezler
MÜKEMMELİYETÇİ ANNE BABA TUTUMLARI
Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından her şeyin en
iyisini bekler. Kendi gerçekleştiremedikleri şeyleri
çocuklarının gerçekleştirmesini beklerler. Çocuklarından
yüksek başarı beklerler. Ayrıca çok iyi resim yapmalı,
şarkı söylemeli, iyi konuşmalı lider olmalı, iyi yüzmeli
koşmalı, herkesin parmakla göstereceği örnek davranışlar
sergileyen bir çocuk olmalıdır. Bu tutumda olan anne
babalar çocuklarını oldukları gibi kabul etmezler, her
alanda çocuklarının kapasitelerini zorlarlar.
Çocuklarının eksik olan kısımlarını özel derslerle
telafi etmeye çalışırlar. Çocuğun kaldıramayacağı yükler
yüklenir. Çocuğun yanlış yapmaya hakkı yoktur. Anne
babaların kuralları ve kalıpları vardır, çocuklar bu
kurallara uymak zorundadır. Mükemmeliyetçi anne babalar
çocuklarından aşırı şekilde toplum kurallarına uymasını
beklerler. Çocuklar tıpkı bir büyük gibi yetiştirilir.
Çocuğun arkadaşlarını bile aile seçer. Çocuk anne
babanın koyduğu kurallara uymadığı zaman çocuğa verilen
cezalar katı ve sert olmaktadır. Önce duygusal sömürü
‘senin için saçımı süpürge ettim, hayırsız evlat,
ölürsem hakkımı helal etmeyeceğim’ gibi. Eğer bunlar işe
yaramazsa fiziksel şiddet uygulanmaktadır. Ve bütün
bunlar ‘çocuğumun iyiliği için’ mantığından yola
çıkılarak yapılmaktadır. Mükemmeliyetçi anne babalar
çocuklarından aşırı titizlik ve temizlik beklerler.
Çocuğun azıcık üzerini kirletmesi bile olay olur. Çocuk
sürekli ailenin istediği kalıba uymak zorundadır.
Mükemmeliyetçi ailelerde yetişen çocukların
özellikleri
Aşırı titiz ya da tam tersi dağınık çocuklardır
Kendilerine güvenleri yoktur
Başarısızlığı uğradıklarında kolayca hayal kırıklığı
yaşarlar
Yanlış yapmaktan korkarlar
Okuldaki sıraları hep derli toplu, ders aralarında
ödev yapan, grup çalışması gerektiğinde şikayet eden,
bir işi tam yapmak için günler öncesinden çalışmaya
başlayan çocuklardır
GÜVEN VERİCİ, DESTEKLEYİCİ AİLE TUTUMLARI
Güven verici, aile tutumunda çocuklara karşı hoşgörü ve
destekleme vardır. Anne baba çocuğunu olduğu gibi kabul
edip destekler. Çocuklarına karşı sevgi doludurlar.
Çocuğun ilgilerini, yeteneklerini göz önünde tutarak,
yeteneklerini gerçekleştirebileceği ortamlar
hazırlarlar. Anne baba birbirlerine ve çocuğa olan
duygularında açık davranır. Aile içinde güven ve
şeffaflık vardır. Problemlerle nasıl baş edebileceğini
birlikte araştıran, huzurlu bir aile ortamı vardır. Anne
babalar çocuklarına karşı hoşgörülüdürler, onları
desteklerler, çocuklarıyla ilgili kararlar alırken
seçenekler sunarlar, çocuğun seçtiği davranıştan ders
almasına izin verirler. Aile ortamı çocuğa kendini
anlatma özgürlüğü veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde
gelişir aileyi ilgilendiren kararlar alınırken çocuğun
fikri sorulur. Çocuğun fikirleri ne kadar mantıksız ve
basit olursa olsun mutlaka saygıyla dinlenir, çocuk
susmaya değil konuşmaya teşvik edilir. Böyle bir ailede
evde ve toplumdaki kuralların sınırları bellidir. Çocuk
neyi nerede yapacağını veya yapmayacağını bilir. Evde
uygulanacak kuralları çocuklarıyla birlikte belirlerler
ve bu kurallara herkes uyar. Anne ve baba çocuğa
davranışlarıyla iyi bir modeldir. Çocuklarından görmek
istemedikleri davranışı kendileri de yapmak istemezler.
Çocuk belirli sınırlar içinde özgürdür. Çocuğa şiddet ve
duygusal yaptırım gücü yerine, anlatarak ikna etmeye
çalışırlar. Eğer aile ortamı çocuğa kendi benliğini,
kimliğini duygu ve düşüncelerini anlatma özgürlüğü
veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde olgunlaşır.
Güven verici, destekleyici ailelerde yetişen çocukların
özellikleri
Sosyalleşmiş, işbirliğine giren çocuklardır
Arkadaş canlısı ve duygusaldırlar
Sosyal açıdan dengeli ve mutlu bireylerdir
Özgüvenleri yüksektir, sorumluluk sahibidirler
Kendine ve başkalarına güvenir
Yaratıcı ve bağımsızdır
Kurallara ve otoriteye saygı duyar
AİLELERE ÖNERİLER
Çocuğunuzun yanında eşinizi asla kötülemeyin ve
eleştirmeyin; anne baba eşlerine olan kızgınlık,
kırgınlık eleştiri içeren davranış ve sözlerini
çocukların yanında yapmayalım. Kendi kırgınlığınıza
çocuklarımızı ortak etmeyin. Çocuk anne babanın
birbirlerini kötülemesini, eleştirmesini istemez,
birbirlerini sevip beğenmesini ister.
Çocuğunuza eşinizle mutlu olduğunuzu söyleyin ve
davranışlarınızla da bunu gösterin; Kızgınlık anında
annen-baban beni üzmek için yapmadı, kötü bir niyeti
yoktu diyebiliriz.
Sizinde çocuğunuzun da istediğinin olacağı çözümler
üretmeye çalışın; çocukların her zaman sorunlara sizin
getireceğiniz çözümlerden başka çözümleri vardır.
Çocuğunuza beklediğinizin ne olduğunu söyledikten sonra;
onunda beklentisinin başka olduğunu bildiğinizi ve bu
yüzdende oturup her iki tarafında istediğinin
olabileceği ortak bir çözüm bulmaya çalışın.
Çocuklarınızı gerçekten dinleyin ve bunu ona gösterin;
çocuğunuzu dinlerken tv. İzlemeyin, gazete okumayın,
başka işlerle meşgul olmayın. Konuşurken göz teması
kurun, çocuğun yüzüne bakın, aynı hizada olmaya dikkat
edin.
Çocuklarınıza sözlerinizle değil davranışlarınızla
örnek olun; çoğu zaman anne babalar çocuklarına öğüt
verirler : şöyle yapmalısın, bu işin doğrusu bu, böyle
davranmanı istemiyorum. Çocuk sözlerle anlatılanlardan
çok davranışlarınızla vereceğiniz mesajları almaya
açıktır.
Kendi çözümlerini kendisinin bulacağı dinleme
metoduyla onu dinleyin; yorum yapmanız gereken bir şey
anlattığınızda ‘hım, anlıyorum, evet, sonra ‘ gibi devam
sağlayacak sözcüklerle çocuğu sonuna kadar dinlemeniz
gerekiyor çünkü amacımız çocuğun gömesi gereken noktaya
kendiliğinden gelmesi.
Çocuklarınızla sen dili ile değil ben dili ile
konuşunun; örneğin; sen tembelsin, çalışmıyorsun,
sorumsuzsun (sen dili) yerine , çalışmadığın zaman ben
üzülüyorum, çünkü hak etmediğin halde kötü not almış
oluyorsun (ben dili) kullanılmalı
Çocuğunuzun olumlu yönlerini ve başarılarını ön plana
çıkarın
Çocuklarınızı kardeşleriyle ve arkadaşlarıyla
kıyaslamayın. Kıyaslamak reddetmektir.
Başkalarının yanında çocuğunuzun daima olumlu
özelliklerini anlatın.Bizimki çok tembel, oğlum-kızım
çok yaramaz, bizi hiç dinlemiyor teyzesi vb ifadelerle
çocuğun olumsuz özelliğini yoğunlaştırmış ve kendimizi
de kötü hissetmiş oluyoruz.
Çocuğunuzun babasını-annesini kötülemesine,
eleştirmesine ya da onların hakkında olumsuz konuşmasına
izin vermeyin ve asla sana katılıyorum, çok haklısın,
baban hep böyledir vb. demeyin onun yerine babanın
yorgun olabileceği, başka şeye canının sıkıldığını
aslında onun böyle bir kişi olmadığını vurgulayın.
Çocuğunuzun aldığı sonuçları değil çalışmasını ve
gayretini ödüllendirin; biz onları iyi sonuçlar
alırlarsa ödüllendiririz, gayretleri, çalışkanlıkları
sonuca yansımıyorsa göz ardı ederiz hatta ödül şöyle
dursun kızarız bile. Unutmayın çocuğunuz her şeyi
başarmak zorunda değil.
Çocuğunuzun akıllı, iyi niyetli, güzel olduğunu dile
getirin.
Çocuğunuzu koşulsuz sevin ; başarılı olursan seni
severim, istediğim gibi olursan seni severim vb
ifadelerden kaçının. Çocuklarınızı koşulsuz severseniz,
onlara da hem kendilerini hem de insanları koşulsuz
sevmeyi öğretirsiniz.
Hazırlayan: Derya ÖZKAYA
Psikolojik Danışman
KAYNAKLAR
Yavuzer , H. Okul Çağı Çocuğu . Remzi Kitabevi.
Yavuzer , H. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.
Anne , Baba ve Öğrenci İletişimi . Çözüm Dershanesi
Dergisi
|