|
BOŞANMA VE
BOŞANMANIN ÇOCUK
ÜZERİNE ETKİLERİ
AİLE
“Aile, içinde insan türünün belli bir şekilde
üretildiği,topluma hazırlama sürecinin belli bir ölçüde ilk
ve etkili bir şekilde oluştuğu,cinsel ilişkilerin
düzenlendiği,
eşler ve anne babalarla çocuklar arasında sıcak, güven
verici ilişkilerin kurulduğu,yine içinde bulunulan
toplumsal, düzene göre yer aldığı bir toplumsal kurumdur”
Aile içindeki ilişkilerin temelini anne ve babanın birbirine
karşı tutumu oluşturur.Gergin ve sürtüşmeli bir karı-koca
ilişkisi, çocuklar için güvensiz ve tedirgin bir ortam
yaratır. Yavuzer; çocuğun gelişiminde ailenin önemini şu
şekilde vurgular; Aile, grup içinde dengeli bir birey
olabilmesi için çocuğa güven duygusu aşılar.
Onun sosyal kabul görmesi için gerekli ortamı hazırlar.
Sosyalleşmeyi öğrenebilmesi için kabul edilmiş uygun
davranış biçimlerini içeren bir model oluşturur.
Sosyal açıdan kabul edilmiş davranış biçimlerinin gelişimi
için rehberlik eder. Çocuğun yaşam ortamına uyum sağlarken
rastladığı sorunlarına çözüm getirir.
Uyum için gerekli olan davranışlarla ilgili sözlü ve
toplumsal alışkanlıkların kazanılmasına yardımcı olur .Okul
ve sosyal yaşamda başarılı olabilmesi için çocuğun
yeteneklerini uyarır ve geliştirir. Çocuğun ilgi ve
yeteneklerine uygun arzularının gelişimine yardım eder.
“TOPLUMUN TEMELİ AİLEDİR. SAĞLAM TEMELLERE OTURTULMUŞ
AİLELERDEN
OLUŞAN TOPLUM DA GÜÇLÜ OLUR."
BOŞANMA
"Hukuksal bir kavram olarak ele alındığında boşanma, basit
anlamda evlilik sözleşmesinin sona ermesidir. Ancak ruhsal
açıdan değerlendirildiğinde aile birliğinin
bozulması, ailenin bölünmesine yada bütünüyle dağılmasına
yol açan ve bütün aile üyelerini hatta yakın çevredeki
kişileri dahi sarsabilen karmaşık bir olgudur.
Üzerinde durulması gereken en önemli noktalardan en önde
geleni boşanmanın kesinlikle anlık bir durum olmadığı belli
bir sürecin son noktası olduğudur. Bu nedenle insan ve
toplum psikolojisi açısından boşanma olgusu çözümlenmeli,
derinlemesine incelenmesi yapılmalıdır. Günümüz sosyo-ekonomik
ve kültürel şartlarında, insan ilişkilerinde yeniden bir
yapılanma doğal olarak gerçekleşmektedir. Böyle bir durumda
davranışlarımız, beklentilerimiz, ilgilerimiz ve
tutumlarımız değişmekte ve bu denge arayışı hem iç
dünyamızda hem de sosyal ilişkilerimizde denge bozulmalarına
neden olmaktadır. İşte bu değişen ve değişken olan süreç
içerisinde aile kurumunda etkilenmekte ve eşler arasındaki
uyum bozulabilmektedir. Bu ortamda bütün aile üyelerinin
yıpranmasıyla birlikte şüphesiz ki, en çok örselenen taraf
çocuklardır.
BOŞANMA SEBEPLERİ
Evlilik, her kurum gibi zaman zaman aksayan yönleri olan bir
kurum, bu aksaklıklar giderilemediğinde ise sonuç ne yazık
ki boşanmayla noktalanıyor. Evlilik süresince aileye yeni
bir birey katıldıysa boşanma daha sancılı oluyor. Evliliğin
bitmesine yol açan sebepler çok çeşitli olabilir, en çok
görülen sebepleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
1- Ekonomik sorunlar
2- Eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları
3- Cinsel sorunlar
4- İletişim bozukluğu
5- Eşlerden birinin ihaneti
6- Aile içi şiddet
Yukarıdaki sebepler nedeniyle evlilik sorunları yaşayan bir
çiftin anne-baba olarak da çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler
kurabilmelerini bekleyemeyiz; anne ya da baba ayrı ayrı
çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kursalar bile, birlikte
çocuklarına karşı tutarlı, dengeli tutum ve davranışlar
sergilemekte güçlük çekeceklerdir. Bir evliliği başa
çıkılamayan, çözüm üretilemeyen, süreğen sorunlarla devam
ettirmenin çocuk üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler göz
ardı edilmemelidir.
BOŞANMA SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Sizi boşanma kararı almaya iten sebepler ne olursa olsun,
boşanma kararınızı kesin olarak vermeden önce, aşağıdaki
konuları gözden geçirdiğinizden emin olun;
Yaşadığım sorunların ve mutsuzluğumun sebebi evliliğim,
başka sorunları evliliğime atfetmiyorum, Evliliğimi
kurtarmak için elimden gelen her şeyi yaptım,
Bu kararı uzun sürede ve etki altında kalmadan verdim, Eşim
de, ben de ilişkimize yeterince zaman tanıdık, Çocuğumuz ve
ben boşanma olayından etkileneceğiz,
Boşandıktan sonra ortaya çıkabilecek yeni sorunlarla başa
çıkabilecek gücüm var, Yalnızca eşimden boşanıyorum,
çocuğumdan değil (özellikle babalar için),
Eşimin de benim de çocuğumuza ihtiyacımız var, çocuğumuzun
hem bana hem eşime ihtiyacı var, o yalnız birimize ait
değil.Kararınızı kesin olarak verdiyseniz veya siz
istemeseniz de eşiniz kesin olarak sizden boşanmaya karar
verdiyse çocuğunuzun boşanma sürecinden olabildiğince az
etkilenmesini sağlayabilmek için aşağıdaki maddeleri yerine
getirmeye çalışın; Boşanmanın ne olduğu ve boşanmadan sonra
anne, baba ve çocuğun yaşamında ne gibi değişiklikler
olacağı konusunda çocuğu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek
gerekir. Boşanma sürecinde, şehir veya ev değiştirme, bakıcı
değiştirme, yeni bir evlilik vb. yaşam değişikliklerini
erteleyin. Yaşanması zorunlu bazı değişiklikler varsa,
bunlara kademeli geçişler yapmaya gayret edin. Çünkü her
değişim, olumlu da olsa ekstra çaba gerektirir ve çocuğunuz
için hepsine birden uyum sağlamak güç olabilir. Aynı
sebeple, boşanma sonrası çocuk eşlerden hangisiyle
kalacaksa, o ve çocuk ailenin boşanmadan önce yaşadığı
mekanda yaşamaya devam etmelidir. Eşler, kendi ailelerini de
toplayarak (babaanne, hala , dayı vb.) hep birlikte bir
toplantı yapmalı ve çocukla ilgili alınan kararlardan
herkesin haberi olmalıdır. Böylece herkes çocuk için
işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatmış olur, çocuğun
bu durumdan çok etkilenebileceğinin ve bu konuda herkesten
duyarlılık beklendiğinin altı çizilir ve kararlarda herkesin
katkısı olduğundan kurallar daha az çiğnenir.
Çocuktan ayrı yaşayacak olan eş, kademeli olarak evden ayrı
kalmaya başlamalıdır; bu süreç haftada bir günden 5-6 güne
kadar çıkarıldığında çocuk
ayrılığa daha kolay adapte olur. Boşanmadan sonra, çocuklar
her iki eşle de sürekli ve düzenli olarak görüşmeye devam
etmelidir. Siz artık sevgili veya karı-koca
olmayabilirsiniz ama onun için halen anne-babasınız. O
sizleri beraber tanıdı ve beraber istiyor, bunu anlamaya
çalışın ve ayrılığınıza alışması için ona zaman verin.
Çocuğunuza anne ve babanın birbirlerinden ayrılmalarının
çocuklarından ayrılmaları anlamına gelmediğini anlatın. Hep
birlikte sık sık bir araya gelin (Kendinizi,eşinizle bu bir
araya gelişleri kimseye açıklamak zorunda hissetmeyin !!!)
Eşler boşanmanın çocukları için olduğu kadar kendileri için
de zor olduğunu
unutmamalı ve boşanmayı bir son değil, bir başlangıç olarak
kabul etmelidirler. Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon,
kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir, bunlar
doğaldır, gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmemek
gerekir. Kendilerini ne kadar çabuk toparlarlarsa
çocuklarına da o kadar çok yararlı olabilirler. Unutmamak
gerekir ki, çocuklar yeni karşılaştıkları her durumun ne
denli tehdit edici olup olmadığını anlamak için genellikle
yetişkinlerin tepkilerine bakarlar. Sürekli ağlayan bir anne
çocuğa durumun kötü olduğu, neşeli ve çabalayan bir anne ise
her şeyin yolunda gittiği izlenimini verecektir. Eşler
çocukları kesinlikle birbirlerine karşı kullanmamalıdır;
çocuk hiçbir şekilde taraf ve tanık tutulmamalıdır. Yeni
düzenlemelerle ilgili kararlar alırken çocuğunuzun onayını
alın ama çocuğunuzu karar verme sorumluluğu altında ezmeyin.
Çocuk, boşanmış bir anne-babanın çocuğu olmayı çevresine
karşı bir silah gibi kullanmamalıdır. Her konuda gereksiz
tavizler vererek çocuğun boşanmadan alacağı yaralar yalnızca
artırılır, azaltılmaz. Her gün çikolata yemesine izin
vererek çocuğunuzun boşanma olayından daha az etkilenmesini
sağlayamazsınız, sadece çikolataya daha çok alışmasını
sağlarsınız. Çocukla ilgili her konuda eşler birbirleriyle
çelişen davranışlarda bulunmamaya gayret göstermeli, ortak
bir yol izlenmelidir. Babanın evinde izin verilen bir şeye,
annenin evinde yasak konulmamalıdır. Çocuklar
anne-babalarının boşanmasından kendilerini suçlayabilirler.
Bu yüzden, boşanma sebebinin çocukla hiçbir ilgisinin
olmadığı, bunun anne ile babanın arasındaki anlaşmazlıktan
kaynaklandığı açıkça anlatılmalıdır. Çocuk anne-babasının
yerine kimseyi koymak istemez, buna saygı duymak gerekir.
Boşanma sonrası eşlerden biri yeni bir ilişki yaşıyorsa
çocuğun bunu boşanmayı kabullenene kadar bilmemesi gerekir.
Boşanma sırasında, çocuklar mahkeme, eşya dağılımı, nafaka
gibi
konulardan haberdar edilmemelidir. Klinik psikolog Orhan
Gümüşel' in "Boşanma ve Çocuk" ile ilgili görüşleri:
*Eğer boşanma evliliğin başlarında gerçekleşmişse ve çocuk
0-3 yaş grubunda ise; anne ve çocuk hatta baba ve çocuk
arasındaki duygusal ilişkileri
azalttığından, çocuğun duygusal beslenmeyi yeteri kadar
sağlayamaması büyüme ve gelişimini geciktirebilir. Bunun
yanı sıra uyku ve yeme problemleri ve ayakta
durmak, oturmak gibi bazı motor yetenekler ve kekeleme ve
kelimeleri yutma gibi bazı dil gelişimi problemleri de
görülebilir.
*Okul öncesi dönemde ise; içe kapanık ya da tam tersi fazla
atılgan olma ancak her iki durumda da sosyal ilişkilenmede
güçlükler yaşama görülebilir. Bu
dönemde oluşan özgüven kaybı karakteristik bir şekilde
kişilik yapısında yer alabilir. Bütün bunlara ek olarak
zihin gelişimi gecikebilir ve önlenebilir. Dikkati toplamada
yaşanan güçlükler çocuğun verimli öğrenmesini ve akıl
yürütmesini zorlaştırır ve son derece olumsuz etkiler.
*Okul çağında ise; ön planda görünen okul başarısızlığı ve
uyum bozukluğudur. Çocukta ilgi ve dikkat problemleri dikkat
çekicidir. Uyku ve yeme
problemleri devam edebilir. Toplumla ilişkisi zayıflayan
çocuk kendini ifade etmekte zorlanacağı için sosyal ilişki
güçlükleri yaşayacaktır.
*Ergenlikle beraber yukarıda sayılan bir çok olumsuz etkinin
yanı sıra hayata eleştirisel yaklaşan, olumlu düşünemeyen
hedef koyma ve strateji oluşturmada
yetersiz, kişiler arası ilişkilerde sorunlalar yaşayan,
dürtülerini kontrol edemeyen, sınırlarını kestiremeyen,
savunma mekanizmalarını sık ve yanlış kullanan, suç işlemeye
eğimli bir kişilik yapısının ortaya çıkması oldukça yüksek
bir ihtimaldir.
*Sonuç olarak; ister saldırganlık ya da hırçınlık, ister alt
ıslatma ve dışkı kaçırma, ister uyku ve yeme problemleri,
ister dikkat problemleri ve okul başarısızlığı
şeklinde olsun boşanma, çocukta bir takım uyum ve davranış
bozukluklarına neden olmakta ve çocuğun gelişimini olumsuz
yönde etkilemektedir. Bu olumsuz etkilerin en aza
indirilmesi ancak anne ve babanın olumsuz tutumlardan
kaçınmalarıyla mümkündür
BOŞANMADAN SONRA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Boşanma aile birliğinin yıkılması ve yerine yeni bir düzen
kurulması anlamına gelen zor bir süreçtir. Çocuk için önemli
bir travma nedeni olabilecek bu dönemin
en az zararla atlatılabilmesi için ailelerin dikkat etmesi
gereken bazı hususlar vardır. Bu başlık altında öncelikle
ailelerin bu süreçte düşmemeleri gereken hataları
vurgulayalım. Evlilik esnasında taraflardan biri gerçekten
mağdur edilmiş, çok canı yanmış olabilir. Ancak unutulmamalı
ki bu mağduriyetin sebebi olarak görülen kişi, aynı zamanda
çocuğunuzun annesi ya da babasıdır. Elbette acı çeken bir
kişi bunu eşiyle dostuyla paylaşmak isteyecektir fakat bunu
yaparken bile çok dikkatli olmak gerekir. Böyle bir konuşma
esnasında çocuğun da aynı ortamda bulunmamasına özen
gösterilmelidir. Boşanmanın ardından anne babaların çocuğu
kazanma yarışına girmelerine sık sık rastlıyoruz. Bazı
ebeveynler çocuğu kendi taraflarına çekmek için çocuğa
yanlış mesajlar veriyorlar. Öyle şeyler yaşanıyor ki, çocuk
annesinden ya da babasından uzaklaşsın, diğer tarafı seçsin
diye “Annen/Baban seni sevmiyor zaten” diyenler, karşı
tarafı suçlayanlar dahi oluyor. Bu sözler çocuğun ruh
dünyasında tahmin edilemez boyutlarda yaralar açar. Bu çok
yanlış ve çocuk açısından çok yaralayıcı bir tutumdur. Eşler
ayrılsalar bile çocuğu annesinden ya da babasından ayırmaya
çalışmak, eski eşten öç almak için çocuğu kullanmak çocuğun
ruh sağlığı açısından asla düşülmemesi gereken hataların
başında gelir. Boşanmanın ardından anne babalar çocuğu kendi
taraflarına çekmek için onun istediği her şeyi yapma
yanılgısına da düşebilirler. Her istediğinin yapılması
çocukta disiplin eksikliğine yol açar. Oysa ki disiplin,
doğru kullanıldığı takdirde sağlıklı bir kişilik gelişimi
için elzem bir unsurdur. Disiplinli olmaya alışmamış bir
çocuk ileride sosyal yaşama adapte olmakta zorluk
çekebilir.Boşanan eşler, aralarında yaşanan kötü olaylara
rağmen arkadaş olmaya gayret göstermeliler. Yaşamı boyunca
çocuğun önüne çıkabilecek bir sürü problem olabilir. Anne
babanın kimi zaman bu problemlere birbirlerine danışarak
çözüm
bulmaları, ortak kararlar alıp uygulamaları gerekir.
Herhangi bir iş arkadaşı gibi, hiç olmazsa telefonla
görüşülebilir. Unutulmamalı ki anne babanın kendi
sorumluğunda olan çocuklar her türlü husumetten, öfkeden
daha önemlidir. Dağılan bazı aileler çocukları için bazen
bir araya gelip arkadaş gibi davranabiliyorlar. Bunu
başarabilmek çocuğun bu dönemi yaralanmadan atlatmasına
yardımcı olacaktır. Boşanma sonrasında ebeveynlerin
sorumlulukları artabilir. Boşanmadan önce çalışmayan bir
anne ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaya
başlamak zorunda kalabilir. Bir evin sorumluluğunu tek
başına yüklenmek, çocuk sahibi olmanın ve işin gereklerini
bir arada yerine getirmek zordur. Bir insanın, iyi ve
başarılı olması önemlidir ama bundan daha önemlisi iyi bir
anne ya da baba olmasıdır. Bir çocuk, anne babasının
ilgisine, onlarla birlikte vakit geçirmeye muhtaçtır. Bu
noktada sürekli ve nitelikli birliktelik, çocukla geçirilen
kaliteli zaman kavramı önem kazanır. Anne ya da baba
çocuklarıyla ilgilenirken bütün dertlerini, sorumluluklarını
bir kenara bırakıp çocuğa odaklanmalıdırlar. Çocuk annesinin
ya da babasının aklının başka yerde olduğunu hissederse
kendisini dışlanmış gibi hisseder ve bir yere ait olma
ihtiyacı duyar. Çocuk kendisine önem verilmediğini
hissetmemeli, kendisini güvende ve ailesine ait
hissetmelidir. Çocuğun psiko-sosyal ihtiyaçlarının
karşılanması kişilik gelişimi açısından çok önemlidir. Anne
baba çocuğunun ihtiyaçlarını görüp doyurmazsa çocuk,
içgüdüleriyle bazı anlık zevklere yenilebilir, ait olma
duygusunu yanlış insanlarla tatmine yönelebilir.
Çocuğun cinsel gelişimi açısından da vurgulanması gereken
noktalar var. Bilindiği gibi erkek çocuklar cinsel
kimliklerini babadan, kız çocuklar anneden alırlar.
Örneğin üç yaşındaki bir erkek çocuk sürekli olarak anne,
anneanne, teyze arasında büyürse, çevresinde yeterli erkek
model yoksa cinsel kimliği yanlış gelişebilir. Çocuk yanlış
cinsel özdeşimler kurabilir. Babanın erkek çocukla zaman
geçirmesi önemlidir. Kuşkusuz aynı ilişki anne ve kız çocuk
arasında da gereklidir.
Kimi zaman boşanmaların ardından ikinci evlilikler gündeme
geliyor. Anne babalar ikinci evliliklerini yapınca ilk
evliliklerden getirilen çocuklarla üvey anne
babalar arasında bazı uyum problemleri yaşanabiliyor. Gerçi
bu ilişkiyi çok iyi dengeleyen aileler de oluyor. Üvey anne
eğer kendisini aşabilen, gerçeklerle
yüzleşebilen biriyse denge kurup adil davranmayı
başarabiliyor. Fakat problemli ailelere de çok daha sık
rastlıyoruz. Konuyu özetlersek; boşanmalardan çocuğun nasıl
en az zararla çıkabileceğini düşünmek gerekir. Çocuğun
boşanmadan ötürü kendi suçlaması muhakkak önlenmelidir.
Ebeveynlerin “Biz ayrılıyoruz ama annelikten babalıktan
ayrılmıyoruz. Arkadaş kalacağız ve senin iyiliğin için
elimizden gelen her şeyi yapacağız” mesajını çocuğa
vermeleri, ayrıldıktan sonra da geçmişte yaşananlara sünger
çekip çocuğun ihtiyacı doğrultusunda dayanışmaya girmeleri
çocuk açısından en iyisidir. Çocukluk döneminin kişiliğin
oluşması açısından ne denli önemli olduğunu biliyoruz.
Çocuğun bu dönemi mümkün olduğunca sağlıklı geçirmesi için
aileler ellerinden gelen özeni göstermelidirler.
* Hep boşanmış ailelerin çocuklarında mı sorun olur? Hayır,
sağlıklı ailenin bazı ölçütleri vardır. Bunlar işbirliği,
görev paylaşımı, duygusal paylaşım, açık iletişim gibi
faktörlerdir. Önemli olan, çocukla çok fazla vakit geçirmek
değil, o vakti nitelikli olarak geçirebilmektir. Aile içinde
sağlıklı ilişkilerin olmadığı bir yapıda, sürekli tartışma
ve kavgaların olduğu bir ortamda çocuğun bulunması ona daha
çok zarar verebilir. Geçimsiz ailelerin çocuklarında,
boşanmış ailelerin çocuklarına göre daha fazla depresyona
rastlandığı tespit edilmiştir. Boşanmış aileler günümüzde
giderek artıyor. İyi evlilikler gibi, iyi boşanmaların da
olması mümkün. Boşanma sürecinin yıpratılmadan götürülmesi,
çocuğun boşanma sürecini olumlu etkiliyor.
BOŞANMIŞ AİLE KUŞAĞI
Araştırmalara göre Türkiye’de yılda yaklaşık 600 bin nikah
kıyılıyor. Buna karşılık her yıl artan bir hızla yaklaşık
100 bine yakın çift boşanma başvurusunda bulunuyor. Bu
rakamlar dikkate alınarak yapılan öngörüler şöyle: 1983’ten
itibaren doğanların yüzde 45’i, yapacakları evlilikleri
boşanarak noktalayacak. Ayrıca 1990’larda doğmuş çocukların
üçte birinin annesiyle babası, çocuk daha 18 yaşına gelmeden
boşanacak. İşte bu hızla yaygınlaşan eğilim başlı başına
yeni bir kuşak yarattı: "Boşanmış ailelerin çocukları"
Sayıları giderek artıyor. Boşanmış anne babalarıyla yepyeni
bir ilişki şekli geliştiren bir kuşak bu. Sanılanın aksine
bunu büyük bir felaket olarak yaşamıyorlar, çünkü
yaşıtlarıyla paylaştıkları ortak bir durum bu. Birçoğu
ailelerinin ayrılık kararını doğru buluyor, ayrılmaları
gerekirdi, yürümüyordu, diyorlar. Duygu dünyalarındaki iniş
çıkışları mantıklarıyla aşabiliyorlar. Ayrı yaşayan anne
babaları nedeniyle iki eve birden sahipler. Bazılarının her
iki evde birden özel bir odası, o odada ötekinden farklı bir
dünyası var. Belki de suçluluk duyan ebeveynlerinin değişen
tavırları nedeniyle, anne babaları birlikte yaşasaydı
bulamayacakları bir bolluğun içinde buluyorlar kendilerini.
Bir dedikleri iki edilmiyor. Tabii bu maddi imtiyaz,
psikolojik sorunları tamamen ortadan kaldırmaya yetmiyor.
Ancak yaşları 15 ile 25 arasında değişen bu çocuklar, anne
babalarının ayrı oluşunu, kendilerinden önceki kuşağa göre
çok daha doğal kabul ediyorlar.
Hazırlayan: Nuray Müge
ÇETİNDAĞ
Psikolojik Danışman
K A Y N A K
Klinik psikolog Orhan Gümüşel "Boşanma ve Çocuk"
AKIN,Gurbet Boşanmış Aileler ve Çocukları sunum. Mersin
Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik
Boşanmış Aileler ve Çocukları
Prof. Dr. Tahran, Nevzat
"Makul Çözüm" Mart 2004 Timaş Yayınları
Yavuzer, Haluk Çocuk Eğitim El Kitabı Remzi Kitapevi 1997 5.
Basım İstanbul
Cüceloğlu, Doğan İnsan Ve Davranışı 6. Basım 1996 Remzi
Kitapevi İstanbul
www.astroaktül.4.sitemynet.com
Kurumsal haberler.com
|