|
ÇOCUK VE RESİM
Çocuğun kendisini ifade etmesinde resmin
önemi büyüktür. Resim ile çocuk içsel durumunu yansıtır.
Bunun yanı sıra diğer çocuklar ve yetişkinlerle
ilişkilerini, sorunlarını ve bu sorunları çözüş biçimlerini
yansıtır. Resimler aynı zamanda çocukların gelişimlerinin ve
becerilerinin genel bir göstergesidir.
Belirli bir kas olgunluğuna eriştikten sonra
her çocuk kâğıt üzerine bir takım çizgiler, şekiller çizmeye
başlar. Kâğıda yapılan ilk çizgiler giderek birer sanat
evresine dönüşerek ergenlik dönemine kadar devam eder.
Çocuklar büyüdükçe resimleri daha ayrıntılı, oranlı ve daha
gerçekçi olur.
Çocuk Resimlerinin Gelişim Aşamaları
Çocukların resmindeki gelişim beş aşamada
incelenebilir.
-
Karalama Dönemi (2–4 yaş)
İlk resimler kâğıt üzerinde gelişigüzel
çizgiler şeklindedir. Çocuğun bu ilk karalamaları herhangi
bir şeyi temsil etmemektedir. Resimler daha çok oyun
amaçlıdır. Genel olarak araştırmacılar bu görüşte
birleşmektedir. Çocuk bu eylemi istemli olarak tekrarlar ve
zamanla şekiller farklılaşmaya başlar. Zamanla yetişkinler
tarafından tanınabilecek çizgilere dönüşür.
Bazı anneler ve babalar karalama aşamasında
çocuklarına yardımcı olmaya, şekillerin nasıl çizildiğini
öğretmeye çalışırlar. Yanlış bir tutumdur ve duygusal
kırıklığa neden olur. Çünkü karalama faaliyeti kendi başına
çocuğa haz veren bir uğraştır. Annenin ve babanın yaklaşımı
çok önemlidir, özellikle de çocuğuna ilgi göstermesi çok
yararlıdır. Çocuğa çizme olanağı hazırlama ve malzemeyi
kullanmaya cesaretlendirme şeklinde yardımlar kabul
edilebilir yönlendirmelerdir.
-
Şema
Öncesi Dönem (4–7 yaş)
Üç yaş çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir.
Genelde dört yaşlarında çocuklar tanınabilecek biçimler
çizmeye başlarlar. Dört yaş çocuğu kolları ve bacakları olan
çöp adam çizebilir. Ancak beş yaşında insanlar, ağaçlar,
evler tanınmaya başlanır, belirgin hale gelir. Çocuk altı
yaşına geldiğinde yaptığı resimlerde artık yavaş yavaş konu
da vardır. 5–6 yaşlarında en sevilen konu insan figürüdür.
İlerleyen her yaşla boyun, parmaklar, gözbebekleri gibi
özellikler çizilebilir.
Bu dönemde çocuklar yaptıkları resimleri
göstermek ve anlatmak isterler. Özellikle önem verdikleri
şeyleri vurgularlar. Anneler, babalar ve öğretmenler bu
aşamada çocukların resimlerinden çok şey öğrenebilirler.
5 yaş civarında çocuklar resimlerini amaçlı
yaparlar; resim çizmeden önce neyin resmini yapacaklarını
bilirler. Çocukların şema öncesi dönemde yaptıkları
resimlerde saydamlık da vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin
içindeki eşyalarında çiziliyor olması, ev çizimlerinde evin
içindeki eşyalarında çiziliyor olması, hamile olan annenin
karnındaki çocuğu da çizmesi gibi. Bu tür resimlerde
özellikle bellidir ki çocuk gözlerden saklı olan içeriği
göstermek istemektedir.
Dört beş yaşlarındaki çocuklar genelde renk
ayrımı yapmadan resmi boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara
renkleri öğrenebilirler. Mutlu resimlerde genelde sarı renk,
üzüntülü resimlerde genelde kahverengi renk daha
ağırlıktadır. Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengi
seviyorsa, resimlerde ağırlık o renge doğrudur.
Gözlemlerine dayanarak uzmanların yaptıkları
açıklamalara göre: Resimlerde ağırlık kırmızı renkse
iddiacılığı ve saldırganlığı temsil ediyor olabilir. Pembe,
sarı, turuncu gibi sıcak renkleri seçen çocuklar sevecen,
uyumlu, işbirlikçi olabilirken siyah, mavi, yeşil,
kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar, baskıcı aile
ortamında yetişen, iddiacı, çekingen, güçlükle kontrol
edilen, uyumsuz, gerçek duygularını bastıran çocukları
temsil edebilmektedir.
-
Şematik Dönem (7-9 yaş)
Bu dönemde artık çocuklar, yaptıkları pek çok
denemeden sonra insanlar ve çevre hakkında kendilerine özgü
bir görüş açısına sahip olurlar. Bu görüş açısı da
resimlerine belirli şemalar şeklinde yansır. Bunlar
denemeler sonucunda ulaştığı, sürekli tekrarladığı
şemalardır. Bazı çocukların şemaları zengin kavramları
içerirken bazılarınınki çok zayıf bir sembol olabilir. Bu
farklılıkların sebepleri pek çok nedene bağlanabilmekle
birlikte, çocuğun kişiliğiyle ve aktif bilgisi ile
ilişkilendirilebilmektedir.
Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır. İlk
bakışta resmin ne olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Resimler
daha gerçekçidir. Resimde mekansal ilişki vardır. Çocuklar
yer çizgisi kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun kendisi ve
çevresiyle olan ilişkinin boyutunu temsil eder. Bu dönemde
kuşbakışı resim çizimleri ağırlıktadır.
Bu dönemde de çocuğun resimlerine eleştirici,
düzeltici bir yaklaşımda bulunmak yerine çocuğun gelişim
düzeyi göz önüne alınarak destekleyici bir tutum
sergilemelidir.
-
Gerçekçilik (Gruplaşma) Dönem (9-12 yaş)
Bu dönem çocuğu toplumun bir parçası
olduğunun farkındadır artık ve bunu resimlerine yansıtır. Bu
dönem resimlerinde daha ayrıntılı çizimler ve gerçekçi bir
yaklaşım görülür. İnsan figürleri anatomiye uygun ve elbise
giymiş şekilde çizilmektedir. Resim konularında kızlar ve
erkekler arasında farklılıklar gözlemlenmektedir. Kız
çocukları daha çok bebek resmi, portreler, elbiseler...
erkek çocukları ise araba, gemi, uçak, savaş ve spor
sahneleri... çizerler.
Çocuk bu dönemde ne çizeceğini uzun uzun
düşünür, yaptığını beğenmeme, cesaretini yitirme, aşırı
hassasiyet ve kendini ifade güçlüğü görülmektedir.
-
Görünürde Doğalcılık (Mantık) Dönemi
(12–14 yaş)
Ergenliğin başlangıcına denk gelen bu dönemde
çocuk çevresinde gördüğü objelerin orantılarını, boyutlarını
ve derinliklerini resimlerine yansıtır. Resimlerde nesneler
orantılıdır, resimler perspektiftir ve renkler en iyi
şekilde kullanılır.
Dünyadaki her çocukta gelişim evreleri aşağı
yukarı aynıdır. Ancak biri daha yavaş, diğeri daha hızlı
evre değiştirir. Bu aşamada bireysel farklılıkları unutmamak
gerekir. Çocuğun bir gelişim devresinden diğer bir gelişim
devresine geçişi, fiziksel ve ruhsal gelişimiyle ilgili bir
durumdur. Çocuğun gelişim basamaklarını hızla atlaması
mümkün değildir. Çocuğun gözlemleri, bilgileri ve
tecrübeleri çoğaldıkça onunla orantılı olarak bu
devrelerden daha ileri bir devreye geçer. Eğitimde bu nokta
üzerinde durulması gerekir.
Çocuğun Psikolojik Özelliklerini Yansıtan
Resimler
Piaget;
“resim yapmak çocuk için simgesel bir oyundur. Çocuğun bu
oyunda ortaya koyduğu şey onun duygusal ve zihinsel
hayatıyla ilgili imgelerdir. Sevinçleri, üzüntüleri,
istekleri, çelişkileriyle bir iç dünyaları vardır” der.
Çocuk için resim, küçük yaşlarda
sözcüklerinden daha güçlü bir anlatım biçimidir ve
resimlerinde onun iç dünyasını, sevgilerini, nefretlerini,
mutluluklarını ve korkularını anlayabilmek, zeka seviyesini
ve gözlem gücünü görmek mümkün olmaktadır. Sözlü iletişim
kurmakta güçlük çeken çocukları tanımada da önemli bir
teşhis aracı olmasını sağlamaktadır.
Çocuk; dünyayı kendi algıladığı biçimde görür ve bunları
ifade etmeye çalışır. Yani çocuk, resim yoluyla dünyayı bize
kendi açısından ve en kestirme yoldan özentisiz ve yalın bir
yolla verir.
Çocuk resimlerini yorumlarken, dikkat
etmemiz gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Tek
resimden yola çıkarak yapacağımız bir değerlendirme bize
hatalı sonuç verebilir. Çocuğun diğer resimlerine de dikkat
etmeli ve toplu bir değerlendirme yapılmalıdır. Resim
değerlendirmesine başlamadan önce çocuğun genel tutum ve
davranışlarını, içinde yaşadığı psikolojik sosyo-kültürel ve
ekonomik durumunu, arkadaşlarıyla kardeşleriyle
ilişkilerini, okul ve aile içi ilişkilerini çocuğun yaşını,
cinsiyetini, ailede kaçıncı çocuk olduğunu varsa uyum ve
davranış sorununun türünü, ailesinin genel özelliklerini,
okul başarısını, çocuk hakkındaki genel izlenim, görünümü
vb. önemli özellikleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
-
Zihinsel yetersizliği olan çocukların
resimlerinde belirgin herhangi bir konu yoktur,
plansızdır, çizimler cılız ve ilkeldir. Çoğunlukla
kâğıda resim yerine çeşitli karalamalar yaparlar.
Ayrıntılar bulunmaz. Ev çizdiğinde çatısı kapısı,
bahçesi başka bir yere çizilir. Çocukta resimleri ters
çizme sıklıkla karşılaşılıyorsa öğrenme güçlüğü
çekebileceği düşünülebilir. Örneğin; ağaçların ters
çizilmesi gibi.
-
Üstün yetenekli çocukların resimlerinde
akranlarından üstün bir performans göstermeleri, farklı
kavramlar arasında mantıklı ilişkiler kurabilmeleri,
gelişmiş hayal gücü, çizilen figürlerin hareket halinde
olabilmesi, renklerin genelde canlı olması ve kâğıdın
tamamının kullanılması gibi özellikler dikkati
çekmektedir.
-
Çocuk resminde
aile
bireyleri ağırlıklı olarak çiziyorsa, okul, öğrenci
resmi çizmek istemiyorsa, ev ve evde mutlu çocuk
resimleri çiziyorsa okul fobisi düşünülebilir.
-
Çizimlerin yarım olması, kâğıdın tam kullanılmaması,
figürlerin çok küçük olması, bunun yanı sıra insan
figürlerinde el ve ayakların çizilmemiş olması
güvensizliği ve çevreye uyumda yaşanılan güçlüğü,
iletişim eksikliğini, paylaşım azlığını, kendinden başka
insanlarla birlikte olmamayı, bencilliği ifade
etmektedir. Güvensiz çocuğun resimlerindeki çizgiler
silik ve kesik kesiktir.
-
Hiperaktif çocukların resimlerinde taşkın ve çok renkli
çizimler, çok büyük figürler görülür; gerilimli
oldukları için genelde karalamayı tercih ederler ve
resimleri hep yarım kalır.
-
Anne ve
babaya aşırı yaklaşılması, zıt cinsel kimlikte
çizimlerde yoğunlaşma, ev resimlerinde yatak odasının
çizimi, etek giyen, çocuk emziren baba, ava giden, sakal
bırakan anne figürlerinin çizilmiş olması bize cinsel
kimlik karmaşası ile ilgili bazı ipuçları vermektedir.
-
Resimde aile üyelerinden birinin veya
birkaçının eksikliği, aile fertlerini çizmeyi reddetme,
ebeveyn figürlerinin olmaması parçalanmış aileyi, sevgi
eksikliğini göstermekte; anne baba ve çocukların arasına
nesnelerin yerleştirilmesi, aile bireylerinin arasına
köprü, gökdelen evler, yol, ırmak, ağaç vs. çizilmesi,
iletişim problemlerinin bir göstergesi olarak kabul
edilebilir. Anne babanın çok büyük çocuğun çok küçük
veya anne babadan birinin büyük diğerinin küçük çizilmiş
olması ailede baskıyı aile fertleri arasında problemin
olduğunu, baskıcı ve otoriter tutumu, anne babanın çok
abartılı çizimi onlara duyulan hayranlığı da temsil
edebilir.
Çocukların anlatamadıkları duygularını,
resimlerle ifade etmelerindeki etkenlerden en önemlisi ilgi
isteğidir. Çocuğu anlamak için onunla arkadaş olunması ve
bir bütün olarak çocuğun tanınması gerekmektedir. Olumlu
iletişim çocuğun ruh sağlığı için çok önemlidir. Anneler,
babalar ve öğretmenler basit önlemlerle olumsuzlukları
ortadan kaldırabilirler ancak, çocukta davranış
bozukluklarına varacak durumlarda ise ilerleyen yaşamını
etkileyeceğinin bilinmesi ve mutlaka çocuk psikiyatrisinden
yardım istenmesi gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki, resim değerlendirilmesi
projektif bir tekniktir. Yorumlar, yorumlayana göre
değişkenlik gösterebilir.
Hazırlayan:
Hanife ÖZCAN
Psikolojik Danışman
Kaynaklar:
-
Yavuzer, Prof. Dr. H.,Resimleriyle
Çocuk,Remzi Kitabevi,İstanbul,Nisan 2000
-
Yavuzer, Prof. Dr. H.,Çocuk
Psikolojisi,Remzi Kitabevi,İstanbul,Ekim 1998
-
www.tulaycellek.com
-
www.cocukpsikolojisi.net
-
www.cocukgelisimi.com
-
http://mimoza.marmara.edu.tr
-
http://bebek.ikimize.com
|