|
Hasan
öğretmen o yıl üniversiteden yeni mezun olan çiçeği burnunda
genç bir öğretmendi.Üniversiteden mezun olduktan sonra
heyecanla tayin edildiği okula gitmek için memleketinden
ayrıldı.Tayin edildiği okula geldiğinde ona ilk yıl için
üçüncü sınıflara okutması görevi verildi.Hasan öğretmenin
sınıfında herşey yolunda gidiyordu.Öğrencilerini çok seviyor
öğrencileri de onu seviyordu.Derken bir velinin yardım
isteği ile şaşkına döndü Hasan öğretmen.
Hasan
öğretmenin Ayşe isimli öğrencisi okulda öğretmenleriyle ve
aileleriyle rahatlıkla konuşup iletişim kurabiliyorken yeni
girdiği yabancı bir ortamda konuşmamayı tercih edip
genellikle el kol ve baş hareketleriyle kendini ifade etmeyi
çalışıyormuş.Bunu öğrenen Hasan öğretmen Ayşe’yi
gözlemlemeye karar verdi.Bir süre sonra sorunu o da farketti.Ayşe
yabancı bir kişiyle karşılaştığında yabancı bir ortama
girdiğinde konuşamıyordu.
Hasan
öğretmen son derece tedirgindi.Acaba öğrencisi ile ilgili
elinden ne gelebilirdi ki?Bu durumu biraz araştıran Hasan
öğretmen öğrencisinin durumunun Selektif mutizm
olabileceğini düşünmeye başladı.Ama bu konu da ne
yapabileceğini bilmiyordu.
Peki
selektif mutizm ( Seçici Konuşmamazlık) nedir?
Belirtileri nelerdir?
Bu durumla
karşı karşıya kaldığımızda neler yapmalıyız?
Seçici konuşmamazlık(selektif mutizm);Çocuğun
başka durumlarda, ortamlarda konuşuyor olmasına rağmen özgül
bir takım toplumsal durumlarda sürekli konuşmaması ile
kendini gösteren psikolojik bir hastalıktır.
Hastalıktan şüphelenmek için sorunun en az bir ay devam
ediyor olması gerekmektedir.Çocuk konuşulanları anlar ve
normal konuşma yetisine sahiptir.Ama anne babası ve aileden
çevreden seçtiği birkaç kişi dışında kimseyle konuşmaz.Okul
veya oyun grupları gibi konuşması beklenen toplumsal
durumlarda konuşmayı her şart altında reddeder.İhtiyaçlarını
ve duygularını kafasını sallayarak işaret ederek belli
eder,ya da istediği anlaşılana kadar hareketsiz ve tepkisiz
kalır.
Seçici
konuşmamazlığı olan çocuklarda yoğun olarak utanma,çekinme
ve sosyal geri çekilme gibi anksiyete(kaygı) belirtileri
gözlenmektedir.
BELİRTİLERİ
İlk
belirtiler 1-3 yaş arasında kendini
gösterir.Utangaçlıktan,toplum korkusu ve özellikle sosyal
ortamlarda konuşmadan çekinme ana belirtilerdir.
DSM-IV E göre ise
seçici konuşmamazlığın tanı kriterleri şu şekilde
belirlenmiştir:
Ø
Çocuk başka durumlarda konuşurken,bir takım
toplumsal durumlarda sürekli bir konuşmamazlık,gösterir.
Ø
Çocuğun konuşmaması,onun eğitimini,mesleki
başarısını ve sosyal iletişimini bozar.
Ø
Bu sorunun süresi en az 1 aydır(Okula
başladıktan sonraki ilk ay hariç)
Ø
Konuşamama konuşulan dili bilmeme veya o
dili rahat konuşamamaya bağlı değildir.
Ø
Bu sorun bir iletişim
bozukluğu(örneğin;kekemelik),yaygın gelişimsel bozukluk veya
psikotik bir süreçle açıklanamaz.
NEDENLERİ
Nedenleri
tam olarak belli olmamakla beraber seçici konuşmamazlığı
olan çocukların ailelerinde yüksek oranda,seçici
konuşmamazlık sosyal fobi ve kaçınma bozukluğunun
varlığı,dikkat çekicidir.Bu sosyal anksiyetenin genetik
olarak taşındığı ve bu çocuklarda konuşmamanın sosyal
fobinin bir belirtisi olduğu görüşünü desteklemektedir.
HANGİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR?
Çocuklarda
selektif mutizme genel olarak okul çağı dönemlerinde
rastlanmaktadır.Okula başlayan çocuklar da utanma duygusunun
yoğun olması çok normal olan bir durumdur.Ama seçici
konuşamazlığı olan çocuklar çok ileri düzeyde utangaç
saplantıları olan,endişeli çocuklardır.Bu çocuklar sosyal
ortamlarda diğer arkadaşlarına göre daha utangaç daha içe
kapanık endişeli ve ürkektirler.Yapılan araştırmalarda bazı
çocukların kendi seslerini duymaktan rahatsızlık duydukları,
seslerinin hoş olmadığı duygusuna kapılıp kendi seslerini
duymak istemedikleri için konuşmayı tercih etmedikleri de
ifade edilmektedir.Bazen depresyonun da eşlik ettiği
durumlarda olabilir.Kız ve erkek çocuklarda her iki
cinsiyette de eşit olarak görülür.Genellikle normal yetenek
de olan çocuklardır.Zeka düzeyleri normaldir.Genel olarak
toplumumuzda görülme sıklığı %1 den az olmaktadır.
TEDAVİ
Seçici
konuşmamazlık bir kaygı bozukluğu olarak düşünüldüğüne göre
tedavinin hedefleri de öncelikle kaygıyı azaltmak,özgüven ve
benlik saygısını yükseltmek ve sosyal durumlarda rahatlamayı
sağlamaya çalışmak olmalıdır.
Tedavi aile
terapisi, çocuğun davranışlarının iyi okunduğu bir oyun
terapisi, bilişsel davranışçı yöntemler ve ek olarak belki
ilaç tedavisinin birlikte harmanlandığı bir süreci
içermelidir. Bu konuda tecrübeli uzman bir terapist
eşliğinde, aile ve okul işbirliği içinde çalışarak sorunun
üstesinden gelmeye çalışmalıdırlar.
Seçici konuşmamazlık sorununa sahip
olan çocuklar tedavi edilmedikleri takdir de yetişkinlik
çağına kadar sosyal gelişimleri ciddi şekilde zarar
görmüş,akademik olarak başarısız,özgüven problemleri
olan,sosyal olarak izole ve içine kapanık devam
edip,yetişkinlikte sosyal ve mesleki bakımdan yetersiz,kaygı
bozukluğu veya depresyona yatkınlığı olan kişiler haline
gelmeleri muhtemeldir.
Bu nedenle anne babaların çocuklarında bir
veya bir kaç ortamda konuşmama durumu farkettiklerinde zaman
kaybetmeden mutlaka seçici konuşmamazlık konusunda tecrübeli
bir uzmana başvurup tedavi sürecine başlamalıdırlar.
Nur
MULLA/Psikolojik Danışman
KAYNAKLAR
Popüler Psikiyatri,Sayı:41 Ocak-Şubat
2008-05-29
Klinik Psikoloji Ders Notları 2004 Konya
www.minikeller.com |