|
KULLANILIŞ AMACI:Çocukların
çeşitli araç-gereç ve oyuncaklarla oynarken onların
kendi kendilerine kurdukları oyun
düzeninden,oyuncakları kullanma biçiminden ve
oyuncaklarla kendi aralarında kurdukları
ilişkilerden onların duyguları,temel
ihtiyaçları,tepkileri,sevgi ve
nefretleri,saldırganlıkları ve benzeri davranışlar
hakkında fikir edinilebilir.
KİMLERE UYGULANIR:İlköğretimin
birinci basamağındaki çocuklara uygulanabilir.
Oyun nedir:Lazarus’a
göre oyun kendiliğinden ortaya çıkan,hedefi
olmayan,mutluluk getiren serbest bir aktivitedir.
Oyunun
işlevleri:sosyalleştirme,rol
kazandırma,rahatlatma.
Sosyalleştirme:Çocuğun
içinde bulunduğu toplumun kurallarına uygun hareket
etmesini sağlar.
Rol kazandırma:Geleceğe
yönelik rollere hazırlık yapmasını sağlar.
Rahatlatma:Çocuk
öfkesini,sevincini,üzüntüsünü oyun oynayarak dile
getirir ve rahatlar.
OYUNUN
ÖZELLİKLERİ
a)
Oyun kendiliğinden ortaya çıkar ve
doğaldır.Mutluluk ve rahatlık verir.terapist sadece
ortamı hazırlar.
b)
Sinir,kas ve zihin organizasyonunu sağlar.
c)
Oyunla deneyimler tekrarlanır,yeni şeyler
denenir ve keşfedilir.
d)
Oyunda zaman ve mekan sınırı vardır.Bu durum
çocukta zaman ve mekan kavramlarının gelişmesini
sağlar.
e)
Oyun çocuğun iç dünyasını yansıtır.çocuğun iç
dünyasını dış dünyası ile birleştirmeye tardım eder.
f)
Oyun aşamalıdır. Bireyin gelişimindeki
aşamalar oyuna da yansır.
GRUP
SÜRECİNİN İYİLEŞTİRİCİ ETKİLERİ
1)
Birey demokratik tutumları daha kısa sürede
edinir.
2)
Benlik algısı,özgüven ve saygıyı artırıcı
etkisi vardır.
3)
Sağlıklı bir grup oluştuğunda pozitif enerji
yayılması mümkündür sınıf ortamının iyileştirici
etkisi buradan kaynaklanır.
GRUBU
OLUŞTURURKEN DİKKAT EDİLMESİGERKEN HUSUSLAR
a)
Çocuklar oyun arkadaşlarını kendileri
seçmelidir.
b)
Çocuklar sağlıklı tercihler
yapamazlar.terapistler ilkeler koyarlar ve bu
ilkelere uygun bireyler gruba alınır.
c)
Grupta dengelemeye önem verilmelidir. Örneğin
bağımlı bir çocuğu özerk bir çocukla dengelemek
mümkündür.
d)
Oyunla terapide yavaş yavaş grubun sayı sı
artırılır.
e)
Nötürölize eden çocuklar gruba alınmamalıdır.
Grubun iyileştirici etkisini azaltır.
f)
Oyunla terapi 3-5 kişilik gruplarla
yapılmalıdır. Grup sayısı artınca alt gruplar
oluşur. Bu durumda grupta negatif enerji meydana
gelir.
g)
Çocukların yaşıt olması gerekir. Azami yaş
farkı bir yaş civarıdır.
h)
Her iki cinsiyetin karma olduğu gruplar daha
sağlıklıdır.
i)
Grup oluşturulurken çocuğun ebeveynleri ile
ilişki kurulmalı çocuk hakkında bilgi edinilmelidir.
1-GRUBA
ALINMASI UYGUN OLAN ÇOCUKLAR
1)
İçe dönük çocuklar:İçedönük çocuklar
bir süre çekingen kaldıktan sonra kendiliğinden
açılmaya başlayacaktır.
2)
Sosyal gelişimini tamamlamamış
çocuklar:Oyun sayesinde çocuğun gelişimi
hızlanacak paylaşmayı öğrenecektir.
3)
Fobik reaksiyonun olan çocuklar:Birtakım
korkuları vardır.çocuk oyun ortamında korkularını
yener. Oyunun ve grubun tedavi edici etkileri
vardır.
4)
ilişki bozukluğu olan çocuklar:Yaşıtlarıyla,yetişkinlerle,hayvanlarla
iyi iletişim kuramayan çocuklardır. Bu çocuklar
gruptan aldığı geri bildirimlere göre yapmaması
gereken davranışları öğrenir.
5)
Yapmacık davranan çocuklar:Sürekli
kendini denetleyen terapiste sürekli iyi görünmeye
çalışan ve grupta sürekli maske takan
çocuklardır.çocuklar bu duruma kültürün ve eğitimin
etkisiyle gelir. Oyun ortamı doğal bir ortam olduğu
için bu çocuklarda bir süre sonra doğal davranmaya
başlarlar
6)
Alışkanlık bozukluğu olan çocuklar:Tırnak
yeme,parmak emme vb. bu durumun arkasında
engellenmişlik vardır. Oyun grubu içinde özerk bir
ortam oluşur ve olumsuzluklar kendiliğinden ortadan
kalkar.
2-GURBA
ALINMASI SAKINCALI OLAN ÇOCUKLAR
1)
Aralarında rekabet olan çocuklar:Bu
tür çocuklar gruptakileri rakip olarak görür ve
saldırgan olurlar bu da grup yapısını bozar. Zaten
gruptaki bireyler bu üyeden şikayetçi olur.
2)
Sosyopatik çocuklar:Sosyal yönden
gelişmemiştirler. Aşırı sosyal görünmelerine rağmen
gerçekte öyle değildirler.bu tür çocuklar ödünleme
savunma mekanizmasını yoğun kullandıkları için
uyumsuzluk doğar.
3)
Çalma davranışı olan çocuklar:Doğasında
intikam ve zarar verme eğilimi varsa bu durum gruba
da yansır. Çocuklar eşyalarının başkaları tarafından
gasp edilmesinden hoşlanmazlar.saldırgan davranışın
direkt şahsa yönelmesi daha az tehlikelidir.
Saldırganlığın eşyaya yönelmesi daha zararlıdır.
4)
Travma reaksiyonu olan çocuklar:Deprem,sel,yakın
akraba ölümü gibi olayların etkisinden kurtulmadan
çocuklar gruba alınmamalıdır. Bu tür çocuklara önce
bireysel terapi yapılmalıdır. Bu tür olayların
etkisi uzun sürer. Bu nedenle gruba uyum
sağlayamazlar. Çünkü travmanın etkisi henüz
bilinçten atılmış değildir.
OYUN TERAPİSİNDEKİ
SINIRLAMALAR
1)
Durumsal sınırlamalar:Terapi odasının
donanımı ile ilgilidir. Çocuğa zarar verecek
nesnelerin ortadan kaldırılması oyun odasının
çekiciliğini artırır.
2)
Zaman sınırlaması: Çocuk zamanın az ya
da uzun tutulmasına direnç gösterir.oyun süresi 50
dakikayı geçmemelidir. Sürenin uzun olması
bıkkınlığa kısa olması da isteklerin
doyurulamamasına neden olur. Bu durum gerginliğe
neden olur.
3)
Oyuncakları odadan götürme: Kesinlikle
müsaade edilmemelidir. Çocuk oyun odasını evde
oluşturduğunda oyun terapi odasının cazibesi azalır
ve motivasyonu engeller. Çocukların kırık
oyuncakları da evlerine götürmelerine izin
verilmemeli. Böyle bir durum oyuncakları kırma
eğilimine neden olur.
4)
Kırıp dökme:Çocukların saldırgan
eğilimleri olabilir ve onu dışarı yansıtma gibi bir
eğilim içine girebilirler.Burada zarar verme eğilimi
vardır.Terapi odasındaki materyallerin amaç dışı
kullanımına izin verilmemeli.
5)
Terapiste yöneltilen fiziksel saldırılar:Çocuk
öfkeli olduğu zaman evde nasıl hareket ediyorsa oyun
odasında da öyle hareket edebilir.
6)
Çocuklar arasındaki fiziksel kavga:Bazen
çocuklar arasında çatışma çıkabilir.Öncelikle çocuğu
bu duruma sevk eden nedenleri belirliyoruz ve bunu
arkadaşlarına yansıtmasına gerek kalmadan müdahale
ediyoruz.Yapabileceklerimiz arasında ortamı
değiştirme , dikkatlerini başka yöne çekme , empati
yapmalarını sağlama gelebilir.Öğüt vermekten
kaçınmalıyız çünkü bu iletişimi engelliyor.Bu da
çocuğun kendini suçlu hissetmesine neden oluyor.
SINIRLAMALARDA
İLKELER
1)Gücenme yaratmamak
2)Cezalandırmamak
3)Duygu ve ihtiyaçlara duyarlılık
4)Duyguları ifadeye teşvik etme
5)Özsaygı ile çatışma
6)Uygun dil kullanımı
1)
Gücenme Yaratmamak:Beden ve sözel durumumuzla
küskünlük yaratmamak.
2)
Cezalandırmamak:Sınırlarımız
cezalandırıcı olmamalı.Çocuk olumsuz davrandığı
takdirde kendisi ve arkadaşlarının üzerindeki olası
etkilerinden haberdar edilmeli. Örneğin;sen
geciktiğin için arkadaşların üzülüyor.
3)
Duygu ve ihtiyaçlara duyarlılık:Koyduğumuz
sınırlılıklar çocuğun oyun odasında ihtiyaç doyumunu
engellememeli.Bunun için başlangıçta çocuğun duygu
ve ihtiyaçları iyice bilinmeli.
4)
Duyguları ifadeye teşvik:çocukların
duygularını ifade etmelerine yardımcı olunmalı.Soru
sorarak çocuklardan geri bildirim alınmalı.Böylece
çocuğu ne kadar anladığımızı görürüz.
5)
Özsaygı ile çatışma:Uygulanan yöntemlerin
doğru olup olmadığından emin olunmalı.
6)
Uygun dil kullanma: Çocuklarla iletişim
kurarken onların anlayabileceği dili kullanmak çok
önemlidir.
|