PSİKODRAMA

 

 

Hastanın kendi sorunlarına bir izleyici guruba, başka hastalar ve terapistlerin önünde olabildiğince içten dramatize etmelerine dayanan grup terapisi tekniğidir. İlk kez 1920’lerde Jacop Levi MORENO tarafından uygulanmıştır.

Tanı (teşhis)dan çok sağaltım (tedavi) tekniğidir. Ancak bu alanda yetişmiş uzmanlar uygulayabilir. Tedavi eden kimse ve hasta rollerini dramatik bir ortam içerisinde oynarlar. Zaman zaman da bir başkası tarafından rolün oynanmasına yardım edilir.

Psikodrama da bir yönetici danışman veya terapist ile grubu oluşturan danışanlar yada izleyiciler vardır. Danışanlardan biri kendi isteğiyle grup karşısında kendi problemiyle ilgili rolünü oynar. Rol oynanırken ortamda gerekli düzenlemeler yapılır ve grubun bazı üyeleri oynanmakta olan rolün gerektirdiği diğer rolleri alır, ancak baş oyuncu problemini oynamak üzere ortaya çıkan oyuncudur. Ortam tamamen özel olarak seçilmiş bir oda içinde duygusal ve psikolojik ilişkilerin kurulmasına uygun bir terapi tekniğidir.

Psikodrama: Kuram ve teknikler grubu:

Moreno için psikodrama bir yaşam biçimiydi. Terapötik bir amaçla kullanılan bir sürü yapılandırılmış teknikler topluluğu değildi. Onun yaklaşımı yalnızca bir kişilik ve davranış kuramına değil, aynı zamanda “hayata yeni bir bakış olarak değerlendirilebilecek bazı felsefi temellere oturtulmuş”

Psikodrama ya her türlü kuramsal çerçeve içerisinde kullanılabilecek bir seri iyi işlenmiş ve esnek teknikler dizisi olarak bakılır. Örneğin, hareket ve “şimdi ve burada” üzerine yaptığı uygulama psikodramanın özellikle Gestaltçı bir çerçeve içinde kullanılmasını uygun kılmaktadır. Baş rol oyuncusu olan kişi birbiri ardına oluşan duygusal durumların farkına varıp yaşantısındaki “bitmemiş işleri” psikodrama aracılığıyla çözümleyip bütünleşebilir.

Psikodrama zamanı ve mekanı aşma açısından sınırsız olanakları ile psikoanalitik çerçeve içinde de kullanılmaya uygundur. Aşağıda örnekte görülebileceği gibi kişinin içselleştirilmiş ebeveyn değerlerine tutumlarına karşı içgörü kazandırılabilir. Ayrıca transferanslarıyla da uğraşmak mümkündür.

Ethel 45 yaşlarında başarılı bir iş kadınıydı. Bir seansta en yakın arkadaşına karşı beslediği ikili duygularını paylaşıyordu. Ethel’in bu arkadaşı kendi yaşlarında ancak bir baston yardımıyla ve zorlukla yürüyebilen bir kadındı. Ethel “bazen beni manipüle ediyor ve hizmetçi gibi kullanıyormuş duygusuna kapılıyorum. Onu her yere ben götürmek zorundayım. Alışverişini ben yapıyorum, diğer ufak tefek işlerini hep ben görüyorum. Allah kahretsin! Aslında bu işlerin yarısını kendi yapabilir. Ona “çek git” dediğim zaman da öylesine kötü oluyor ve mahzunlaşıyor ki dayanamıyorum bu sefer de “peki peki” diyorum. Bunları yapıyorum çünkü aslında onu çok seviyorum” dedi.

Benim önerimle gruptan bir üye, Ethel’in arkadaşı rolünü oynadı. Oyun sırasında Ethel’in arkadaşının onu nasıl kullandığı, hem hoş hem de açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. “kendi kendine konuşmak” ve dublör tekniklerini kullanarak Ethel’in arkadaşının manipülasyonlarına karşı yaşadığı duygusal tepkilerin doğası araştırıldı. Belli bir noktaya geldiğimizde Ethel, “kendimi şu anda küçükken anneme karşı geldiğim zamanlardaki gibi hissediyorum. Ben ona bu şekilde davrandığımda, o bana hiçbir ceza vermez tehdit etmezdi. Sadece “kalpten giderdi” son kırk yıldır da, hep ‘kalpten gidiyor’. Şimdi 79 yaşında.” dedi.

Bunun üzerine bir grup üyesi, Ethel’in annesini oynamak için gönüllü oldu. Ethel ve annesi arasında canlı bir konuşma geçti. Bu etkileşim sırasında Ethel bu tür manipülasyonlar ve ‘kalp krizleri’nin kendisine neler yaşattığını annesine açıkça söyledi. Daha sonra arkadaşına dönerek şefkatli ama kesin sözlerle aralarındaki arkadaşlığın daha sağlam olabilmesi için bazı kurallar önerdi. Grup davranışı destekledi. Bir sonraki seansta o gün eve gittiğinde arkadaşına telefon ettiğini ve psikodramadaki prova ettiği bu yeni davranış biçimini denediğini söyledi.

Psikodrama teknikleri öğrenme kuramcıları tarafından ve davranışçı terapistler tarafından kullanılır.

Marcia kırk yaşlarında havalı, çekici bir kadındı. Bir gün grup odasına çok tedirgin olarak girdi. Kendi arabasını park etmeye çalışırken yaşlı bir kadın, daha büyük bir arabayla ona arkadan çarpmıştı. Marcia kızmış, rahatsız olmuş ama kadını üzmekten korktuğu için bir şeyler söylemeden oradan uzaklaşmıştı.

Ancak bu kez, grubunda yardımıyla Marcia kadınla konuşup kızgınlığını ve sıkıntısını ifade etmiş ve grupta herkes hoşça vakit geçirmişti. Birkaç ay sonra bir gün Marcia, bu kez de kahkahalarla gülerek guruba geldi ve “Eh, buna inanamayacaksınız ama ben biraz önce gene Murray Caddesindeydim. Ve arabamı aynı yere park etmeye çalışıyordum ve ... Bingo! Bir kadın aynı şekilde, arabama arkadan vurdu. Kadının aynı teyze olup olmadığını bilmiyorum ama umurumda değildi. Bir saniye kadar gaza basıp çekip gitmeyi düşündüysem de, ‘Anasını satayım’ dedim. Kadının arasının hemen yanına, ikili park yaparak arabadan indim ve yanına gittim. Artık gerisini siz tahmin edin. Verdim veriştirdim. O anda kendimle gururlanıyordum. Tam dönüp gitmeye hazırlanıyordum ki, kadın penceresinden başını uzatıp yüzünde mahcup bir ifadeyle, “ Evladım ne söyledin? Kusura bakma ben sağırım, hiçbir şey duymam” demez mi! ...”

 

Psikodramanın uygulanması sürecindeki araçlar şunlardır:

1-) Sahne

2-) Psikodrama Yöneticisi (Direktör)

3-) Asıl Oyun Kurucusu (Protogonist)

4-) Yardımcı Benler

5-) Grup

6-) Çeşitli Psikodrama Teknikleri

 

1-) SAHNE: Bunun için önemli özel bir koşul aranmaz. Psikodramanın yapıldığı her yer kendiliğinden sahne olabilir. Grubun yerleştiği yerden artakalan ve sorunun dramalaştırılarak ortaya konabilmesini sağlayan bir alanın bulunması yeterlidir.

Çok küçük yerler, oyuncuların hareketlerini kısıtlar. Çok büyük yerler de grup duygusunun oluşmasını engeller.

 

2-) PSİKODRAMA YÖNETİCİSİ (Direktör):

Psikodramayı uygulayan kişidir. Yönetici her oturumun gerçekleşmesi ve gidişinden sorumludur. Bir yandan çoğunlukla edilgen ve tutuk olan grup üyelerinin oyun içinde “etkin olabilme yeteneğini kazanması” gibi bir değişiklik yapmak, diğer yandan da daha oyunun devam sırasında protogonistin ve grup üyelerinin tedavi gereksinimlerine göre oyuna yön vermek görevi vardır.

Bütün grubu ve grubun ilgilendiği oyuncuyu hazırlayıp harekete geçirdikten sonra kendisi geriye çekilir. Tümüyle protogonistin davranışlarını izlemeye çalışır. Onun hiçbir sözünü, duygusal değişimini tavır ve hareketlerini gözden kaçırmamaya çalışır.

 

3-) ASIL OYUN KURUCUSU: (Protogonist)

Protogonist canlandırdığı olayı önceden planlayıp provasını yapmaz oyunu tamamen hazırlıksız içinden geldiği gibi oynar. O burada, geçmişte ve şimdi kendi öz yaşamını gelecek için beklentilerini oynar. Sözlerle dile getirmeyeceği yaşantısını yaşayarak dile getirir. Psikodramanın tedavi yönünden etkili olabilmesi protogonistin dikey bir geriye gidişle canlandırmak istediği olaya girebilmesine tümüyle onu içtenlikle yaşmaya çalışmasına bağlıdır.

4-) YARDIMCI BENLER:

Dramaya katılan herkes (baş rol oyuncusu dışında) yardımcı ben adını alır. Özellikle psikodrama eğitimi görüş kişilerin olması önerilir. Görevleri üç şekilde özetlenebilir.

a-) Protogonistin o anda bulunmayan yada hayalinde canlandırdığı kişiyi temsil ederler zaman zaman protogonistin kendisini de oynarlar, o zaman yardımcı egodurlar.

b-) Terapist ile protogonist arasında aracıdırlar. Her iki taraftan gelen yönlendirmelere göre davranmaya dikkat ederler.

c-) Protogoniste kişiler arası ilişkilerini şekillenmiş olarak görme ve onları inceleyip değerlendirme olanağı sağlarlar.

 

5-) GRUP:

Moreno psikodrama ile grup tedavisini grup içinde, grup aracılığıyla ve grup için gerçekleştirmiş olmaktadır. Bir psikodramada üye sayısı 6 ile 9 arasındadır. Daha az sayıda olursa protogonist ve yardımcılarında hoş olmayan duyguların uyanmasına neden olur. Çok büyük gruplar ise bir taraftan protogoniste yönelmek diğer taraftan grup bireylerindeki değişikleri ve grup dinamiğini gözden kaçırmamak güçlüğü doğar.

Yaş, cinsiyet, kişilik yapısı, yetenek hastalık yönünden heterojen olması tercih edilir. Bazı durumlarda homojen gruplar daha çok istenir. Bu tür gruplara eş grupları, alkolikler, ana-baba grupları örnektir.

Grupta en önemli koşullardan birisi de güven ve ciddiye alınma, ilgi alışverişidir.

 

6-) PSİKODRAMADRAMA TEKNİKLERİ:

Psikodramayı oluşturan önemli unsurlardır. Bunlardan rol değişimi, kendi kendine konuşma en önemlileridir.

a-) Kendi Kendine Konuşma: Drama sırasında başrol oyuncusundan yada dramanın herhangi bir üyesinden kendi kendine konuşması duygu ve düşüncelerini söze dökmesi istenir. Örneğin kendisini çocukluk ergenlik yada yetişkinlik dönemindeki güvenli bir yerde hayal etmesi oraya sığınması söylenir. Bazen de sürdüğü etkileşim kesilir kendi kendine konuşması istenir.

b-) Rol Değişimi: Rol değişimi psikodramada iki başrol oyuncusunun birbirlerinin kimliklerini yüklenerek rol değiştirdikleri tekniktir. Bu işlem kısa olabilir yada birkaç dakika sürebilir.

Rol değişimi yardımcı benin kendi rolüne ısınmasını sağlar. Bu amaçla başrol oyuncusundan bir süre yardımcı egonun rolünü oynaması istenir. Diğer yandan da üyenin kendi duygularıyla bütünleşmesini sağlar.

Başrol oyuncusu (Protogonist): (Eşine) On beş yıllık evlilik hayatımızda bana bir kez bile güvenmedin.

Direktör (Yönetici): Lütfen rolünüzü değiştirin.

Başrol oyuncusu: (Eşinin rolünü oynayarak) Sen de bana hiç güvenmedin. Çok kıskanç bir kocasın.

Direktör: Rolünüzü değiştirin.

Başrol oyuncusu: Ne bileyim... Galiba söylediğin doğru.

Rol değişimi bireyin bir başkasını yerine geçmesinin nasıl bir şey olduğunu anlamasına dünyayı bir başkasının gözüyle görmesini sağlar.

Psikodrama Oturumunun Üç Aşaması:

1-) Isınma        2-) Oyun (Dram)         3-) Grup Görüşmesi

1-) Isınma: Isınma alıştırmalarının amaçları grup üyelerinin harekete hazırlanmasını sağlar. Kısa zamanda duygularıyla ilişkiye geçebilmelerinde yardımcı olur. En baştaki o rahatsızlık verici sessizliği ve sıkıntıyı ortadan kaldırır. Grup dayanışmasının çabucak kurulmasına ve başrol oyuncusunun seçilmesine yardımcı olur.

2-) Oyun (Dram): Başrol oyuncusunun ihtiyaçları katılanların kendiliğinden likleri direktörün (yönetici) bilgisi ve hayal gücü doğrultusunda drama her yöne gidebilir. Bazı psikodinamik sahneler etkili ve dokunaklıdır. Diğerleri ise yavaş ve sıkıcı olabilir. Katılanların etkilenme ve duygusallık düzeyi ise başrol oyuncusunun sağladığı yararın bir ölçütü değildir. Bir psikodrama seansı bazen ilgi çekici görünmese ve yavaş olsa bile başrol oyuncusunun iç dünyasına, düşünce ve davranışlarına doğru yaptığı önemli bir araştırma yolculuğu olabilir.

3-) Grup Görüşmesi (Paylaşma Aşaması): Her insanın hayatı kendine özgü ve tektir. Ancak duygular evrenseldir. Başrol oyuncusu kendi hayatının dramını yaşarken seyirciler arasında kimse aynı olayları ve duyguları yaşayamaz. Ama aşağı yukarı herkes onun ızdırabı, üzüntüsü, kızgınlığı ve mutluluğunun titreşimini alırlar. Benzer duygular içine girerler. Drama sırasında üzerinde durulan olaylar ne olursa olsun hem seyircilerde hem de yardımcı egoda bazı duygular uyanır. Grup üyelerinden, dramanın bitiminde bu duygu anıları hem birbirleriyle hem de başrol oyuncusu ve yardımcı ego ile paylaşmaları istenir.