|
ENURESİS (ALT
ISLATMA)
Alt ıslatma hem
çocuk hem de aile açısından zorlayıcı bir problemdir.
Aileler zaman zaman kendilerini bu durum karşısında
çaresiz hissederler ve çocuğa karşı öfkeli davranışlar
gösterebilirler. Hatta çocuğun bunu kasıtlı yaptığını
düşünüyor olabilirler ve onu utandırarak bunu yapmasını
engelleyebileceklerini düşünür ve daha büyük ruhsal
sorunlara neden olabilirler. Oysa bu durumun neden
ortaya çıktığı ve nasıl çözümlenebileceği konusunda
bilgi sahibi olunursa ne çocuk ne de aile zarar görmeden
üstesinden gelinebilecek bir problemdir.
Çocukların alt
ıslatmalarının bir problem olarak algılanabilmesi için,
çocuğun yaşına dikkat edilmesi gerekir. Gündüz idrar
kontrolü genellikle 2 yaş, gece kontrolü ise 3,5-4,5
yaşları arasında kazanılır. 5 yaşından sonra idrar
kontrolü sağlanamamışsa ve çocuk istemli ya da istemsiz
olarak alt ıslatmaya devam ediyorsa bir sorunun
varlığından söz edilebilir ve bu duruma “enuresis” adı
verilir. Ayrıca enuresisin teşhisi için en az 3 ay,
haftada en az iki kez tekrarlanıyor olması ya da okul
başarısında düşüş, toplumsal sorunlar gibi sonuçlarının
olması gerekir.
Çocukların alt
ıslatma problemlerinin %80’i gece (enuresis nocturna),
%5’i gündüz (enuresis diurna) görülmektedir. Çocuğun
yaşı büyüdükçe ve okul çağına gelindikçe sorunda azalma
olur ancak çocukluğun ortalarına, bazen ergenlik
yıllarına kadar devam edebilir. Enuresis erkek
çocuklarda kızlara göre iki kat daha fazla görülür.
Enuresis iki
şekilde görülür. İlk türü “birincil enuresis” adını
alır, bebeklik döneminden itibaren kesintisiz devam
eder, çocuk idrar kontrolünü hiç kazanamamıştır ve bunun
nedeni çocuğun sinir-kas gelişiminde gerilik
bulunmasıdır. Enuretik çocukların %75-80’i “birincil
enuresis” problemini yaşamaktadır. Birincil enuresiste
genetik faktörler de etkilidir. Bu çocukların anne ya da
babalarında da çocukluklarında bu sorun yaşanmış
olabilir. Birincil enuresisin diğer nedenleri arasında
omurganın alt kısmında bir sorun olması, bağırsaklarda
kurt bulunması, böbreklerde bir bozukluğun olması,
boşaltım yolları ya da sidik torbasında problem çıkması
ve epilepsi nöbetleri sayılabilir. Ailelerin öncelikle
bu tür hastalıkların tespiti için hassas olması gerekir.
Ayrıca yetersiz ve düzensiz tuvalet eğitimi de birincil
enuresise neden olabilir. Birincil enuresis zamanla
kaybolur.
Birincil
enuresis dışında kalan %20-25’lik vaka ise “ikincil
enuresis” adını alır. Burada çocuk aslında idrar
kontrolünü kazanmıştır ancak bir gerileme davranışı
görülmüş ve yeniden alt ıslatmaya başlamıştır. İkincil
enuresis vakalarında psikolojik etkenler gerilemenin
kaynağını oluşturur. Aile düzenindeki değişimler,
ebeveyn kaybı, boşanma, kardeş doğumu, yeni bir eve
taşınma, okul problemleri gibi nedenler çocuğu
etkileyerek enuresisi başlatabilir. Yani çocuğun
duygusal durumu ile alt ıslatma sorunu arasında yakın
bir ilişki vardır. Ailesi ile yeterince duygusal
etkileşimi olmayan, uyumsuz, nörotik çocuklarda enuresis
daha fazla görülür. Kimi zamanda alt ıslatma davranışı,
çocuğun annesine karşı olan öfkesinin ifadesidir. Ruhsal
gerginlik yaşayan çocukta, enuresis ile birlikte parmak
emme, tırnak yeme, bebeksi hareketler ve konuşmalar gibi
başka gerileme davranışları da görülebilir.
Alt ıslatma
problemi yaşayan çocuklarla yapılan çalışmalarda çocuğa
karşı tuvalet eğitimi konusunda aşırı titiz ve baskıcı
davranılması, tuvalet eğitimine erken başlanılması ve bu
konuda inatlaşılması gibi durumların söz konusu olduğu
görülmüştür. Ayrıca ailenin aşırı derecede hoşgörülü ve
koruyucu olduğu durumlarda da çocukların bebeksi
davranışlarını devam ettirdikleri ve alt ıslatma eğilimi
gösterdikleri belirlenmiştir. Araştırmalar sonucunda,
enuretik çocuklarda gözlemlenen diğer yakın çevre
özellikleri de aile içi huzursuzluk,anne-baba
ilişkilerindeki olumsuzluk, babanın çocuğa sert
davranması, ona zaman ayıramaması, anneye bağımlılık,
anneyle olan bozuk ilişkilerdir.
Neler
Yapılabilir?
Aile öncelikle
bu konuda çocuğu eleştirmekten ve suçlamaktan
kaçınmalıdır. Onu utandırmak sorunu daha fazla
büyütmekten başka bir işe yaramayacaktır. Çocuğu
cezalandırmak, korkutmak çözüm değildir. Ailenin ilk
yapması gereken şey sorunun kaynağını tespit etmek
olmalıdır. Bu nedenle çocuk, öncelikle tıbbi muayeneden
geçirilerek biyolojik bir problem olup olmadığı
belirlenmelidir.
Çocuk yatmadan
önce mutlaka tuvalete gitmesi sağlanmalı ve gece de
tuvalet ihtiyacını gidermesi için uyandırılmalıdır. Gece
tuvalete kaldırma saatini belirlemek için çocuğun gece
altını ıslattığı saatlere dikkat edilmelidir.
Yatış saatine
yakın çok fazla sıvı gıdalar almamasına özen
gösterilmelidir.
Çocuk yatağını
ıslatmışsa direkt ikaz edilmemeli ama bunu yapmadığı
zamanlarda memnuniyet belirtilmeli, tebrik edilmelidir.
Yatağının daima
temiz olması sağlanmalı ve muşamba benzeri şeyler
serilmemelidir. Özellikle, çocuğun bunu görmesi olumsuz
etki yaratır.
Kafein idrarı
arttırmaktadır ve bu nedenle enuresis problemi olan
çocuklara çay, kahve, kola gibi içecekler içirilmemesi
yararlı olur.
Çocuğun gece
sırtını açmaması ve üşütmemesine dikkat edilmelidir.
Bazı çocukların
problemi çok derin uyumak ve tuvalet ihtiyacı için
uyanamamak olduğundan, bu çocukların gündüz uykusuna
alıştırılması gece uykularını hafifletecektir.
Sorunun devam
ettiği durumlarda ise bir uzmandan yardım alınmalıdır.
Tedavi
Tedaviye
başlamadan önce enuresisi ortaya çıkaran nedenler
belirlenmeli, problemin biyolojik olmadığına karar
verilirse psikolojik tedaviye başlanmalıdır. Tedavide
birkaç yöntemden yararlanılabilir.
1.
Anne-Babaya yönelik tedavi uygulanabilir. Burada amaç
ailenin psiko-pedagojik açıdan eğitilerek
yönlendirilmesidir. Çünkü anne ya da babanın
davranışlarındaki değişim bu sorunu ortadan
kaldırabilmektedir. Enuresis karşısında ailenin
eleştirel, çocuğu aşağılayan, utandıran tavırları çözümü
zorlaştıracağından öncelikle bu tutumların
değiştirilmesi gerekir. Ayrıca enuresis karşısında
ailenin altını ıslatan çocuğu öpüp severek temizliğini
yaptığı destekleyici tutum da yanlıştır.
2.
Davranış terapisi uygulanabilir. Bu yöntemde çocuğun bir
takvim tutması sağlanır. Altını ıslatmadığı günler
takvime güneş, ıslattığı günler yağmur işareti
yapabilir. Ya da çocuk kuru ve ıslaklığı temsil eden
başka işaretler de kullanabilir. Bir haftanın sonunda
ıslak olmayan günler fazlaysa çocuk ödüllendirilir.
Ödülün niteliği çocuğun düzeyine uygun olmalıdır. Ve
sürekli maddi ödüller kullanmamaya dikkat edilmelidir.
Örneğin onun istediği bir oyun oynanabilir. Başka bir
yöntem de bu sorun için üretilen alarm sistemi olan
yataklardır. Bu yataklar ıslanmaya başlayınca alarm
çalmakta ve çocuğu uyandırmaktadır. Böylece çocuk
uyanmaya koşullanmakta ve uyanıp tuvalete gitme ihtiyacı
duymaya başlamaktadır. Burada alarm çalıp çocuk
uyandıktan sonra tuvalete gitmeye de alıştırılmalıdır.
Çocuğun idrar kesesinin kapasitesini artırmak için de
çişi geldiğinde bir süre tutması öğretilir ve bu süre
zamanla artırılır.
3.
Psikoterapi uygulanır. Psikoterapi özellikle davranışsal
sorunlar yaşanan ve sonradan başlayan enuresiste
etkilidir.
4.
İlaç Tedavisi: Acil bir durum yoksa ilaç ikinci adımdır.
Ek sorunların olduğu ya da sorunun dirençli olduğu
durumlarda ilaç tedavisi uygulanır. İlacın türüne,
miktarına çocuk psikiyatristi karar verir. Bu ilaçlar
4-6 hafta kullanılmakta, uyku derinliğini azaltmakta ve
sidik torbasını büzmektedir. İlaç tedavisi %70-80 etkili
olmaktadır. İlaç tedavisi sonlandırıldıktan ve sorun
çözümlendikten sonra da çocuk kazandığı alışkanlığı
devam ettirmektedir.
ENKOPRESİS
(DIŞKI KAÇIRMA)
Enkopresis, 4
yaşın üstündeki çocukların, organik bir nedene bağlı
olmadan en az 3 ay süre ile en az ayda bir kez dışkısını
giysilerine ya da uygun olmayan yerlere yapmasıdır.
Enkopresis sorunu ile birlikte kabızlıkta görülür.
Enkopresis problemi kimi zaman bağırsak kontrolünün hiç
kazanılamaması şeklinde kimi zaman da ruhsal problemlere
bağlı olarak kontrol kazanıldıktan sonra yeniden ortaya
çıkma biçiminde görülebilir. Enkopresis 7 yaşında %1.5,
10-11 yaşları arasında %0.8 oranında görülmektedir.
Enkopresis
problemi yaşayan çocuklar dışkısını tutan ve kaçıranlar
olarak ayrılabilir. Dışkısını kaçıranlar uygun olmayan
yerleri, yatağını, külotunu kirletirler. Tutanlarsa uzun
süre dışkısını tutar, biriktirir ve aniden boşaltırlar.
Uygun olmayan
ve yetersiz tuvalet eğitimi, aile içi sorunlar, annenin
çok titiz olması enkopresise neden olabilmektedir. Anne
ile bu konuda inatlaşan ve kakasını tutan çocuk
bağırsakları aşırı dolduğunda artık tutamaz ve istemsiz
olarak kakasını olduğu yere yapar. Bazen de oyununu
bölmek istemediğinde ya da üşendiğinde aynı durum
yaşanır. Kabız olan çocuk tuvalete gittiğinde acı
çektiği için kakasını yapmaktan çekinir ve ara ara
çamaşırına kaçırır. Enkopresise neden olabilecek diğer
etkenler ise baba-çocuk ilişkisinin uzak olması, çocuğun
tuvalete gitme ile ilgili mantık dışı
düşünceleri-korkuları ve buna bağlı olarak direnmesi,
çocuğun bakımı ile ilgilenen kişinin çeşitli
hastalıkları ve sorunları, depresyon ve DEHB’e (Dikkat
eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) bağlı tuvalet
eğitiminin yeterince gelişmemiş olmasıdır.
Enkopretik
çocuklarda bu probleme bağlı olarak özgüven eksikliği,
toplumdan kaçma, iç çamaşırlarını saklama gibi
davranışlar da gözlenebilir.
Tedavisi
Tıbbi
müdahalede lavman, fitil gibi uygulamalarla birlikte
duruma uygun rejim uygulanır. Böylece fiziksel kontrol
sağlanması amaçlanır.
Oyun terapisi,
psikoterapi, grup terapisi uygulanabilir.
Aile terapisi
ve çocuğun öğretmeni ile görüşerek çevresel etkenleri
düzenleme yöntemleri kullanılabilir. Aile içi
sorunların-gerginliklerin çözüme ulaştırılması,
anne-çocuk iletişiminin gözden geçirilerek düzenlenmesi
de tedavide etkilidir.
Enuresiste
olduğu gibi davranışçı yöntemlerle, takvim yöntemi
kullanılarak çocuğa uygun tuvalet alışkanlığı
kazandırılmaya çalışılır.
Hazırlayan
Zekiye BİCE SİRER
Psikolojik Danışman
KAYNAKÇA
SEMERCİ, Bengi;
Birlikte Büyütelim Çocuk Ruh Sağlığı. İstanbul: Alfa
Yayınları
YAVUZER, Haluk;
Çocuk Psikolojisi. İstanbul: Remzi Kitabevi
www.hekimonline.com
www.pediatiportali.com
www.psikologlar.info
|