|
ÇOCUKLARI DİNLEMEK
Hepimiz
çocuklarımızı seviyoruz. Onlar için elimizden geleni
hatta gelmeyeni yapmaya çalışıyoruz. Peki, bunu ne için
yapıyoruz? Çocuklarımızın sağlıklı yetişmeleri için...
Ama ne kadarımız çocuklarımızla sağlıklı ilişkiler
kurabiliyoruz? Çocuklarımız için her şeyi yapmaya
çalışıyoruz ya da bunu yaptığımız sanıyoruz? “Size
çocuğunuzu seviyor musunuz?” diye bir soru sorulduğunda
böyle bir soru olur mu ebetteki seviyoruz kim sevmezki
yavrusunu diyebilirsiniz. Ama toplumumuzda çok az aile
çocuklarına bu sevgisini gösterebiliyor. Bunun nedeni
belki içinde bulunduğumuz yetiştiğimiz ortam olabilir.
Bizler ailemizden böyle gördük diyebilirsiniz. Ama her
şey değişiyor. Çocuklarla kurulan ilişkinin niteliği ve
çocuk yetiştirme şeklide bir değişim içerisinde. Çünkü
şu an içerisinde bulunduğumuz zaman bir gelişim değişim
zamanı, örneğin teknolojideki gelişmeler. Aklımızın
alamayacağı nitelikte günlük yaşantımızı kolaylaştıracak
birçok makine yapılıyor. Bu değişim ve gelişim insanları
özellikle çocukları büyük oranda etkiliyor. Örneğin
televizyonda yüzlerce kanal var. Çocuklarımız birçok
şeyi televizyonlardan rahatlıkla öğrenebiliyor. İşte
böyle bir değişim içerisinde çocuklarımızla kurduğumuz
ilişkinin niteliğide bir değişim içerisinde.
Çocuklarımızla sağlıklı bir ilişki kurmak
istiyorsak bunun için yapmamız gerekenler çok zor değil.
Çocuğumuzun kendi başına düşünebilen, davranışlarını
kontrol edebilen, onu kontrol eden birisi olmadan da
duruma uygun davranışlar gösterebilme becerisine sahip
olabilmesi için öncelikle çocuğumuzu bir birey olarak
kabul etmeliyiz. Onun dünyasını anlamaya çalışmalıyız.
Bunu yaparsak çocuğumuzun duygularını, ihtiyaçlarını,
isteklerini daha iyi anlayabiliriz. Çocuğumuzla yakın
bir ilişki kurmalıyız. Ancak bu sayede çocuğumuzla
kurduğumuz ilişki sağlam bir temelde gelişir. Bu
ilişkiyi de çocuğumuzla birlikte vakit geçirerek,
beraber bir şeyler yaparak örneğin oyun oynamak, gezmek,
parka gitmek, tiyatroya gitmek gibi bazı faaliyetlerle
sağlayabiliriz.
Çocuklarımızla karşılıklı yani yakın bir ilişki
oluşturmak istiyorsak onları dinlemeliyiz. İnanın bunu
yapmak hiçde zor değil. Tabiî ki bunu yaparken
çocuklarımızı sorgulamamalıyız. Onlar bize bir sorununu
anlattığında onları küçümsememeliyiz, onların
duygularıyla alay etmemeliyiz. Örneğin çocuk bir şeyden
korkmuşsa bunda korkacak ne var, hiç bundan korkulur mu
şeklinde davranmamalıyız. Çocuğunuz size bir sorununu
anlatıyor sizde hemen ona öğüt veriyorsunuz. Bu durumda
çocuk muhtemelen sizinle konuşmaktan vazgeçip iletişimi
koparabilir. Burada eğer karşımızdaki kişinin bir sorunu
varsa onun ihtiyacı onu anlayan birisi tarafından
dinlenilmektir. Onu yargılamadan, eleştirmeden onu
dinleyebilecek birisine ihtiyaç duyar. Dinlenen
çocuklar sevildiğini ve önemsendiğini hisseder. Eğer biz
çocuklarımızı dinlemezsek onlar içlerine kapanabilir ya
da onları dinleyebilecek aile dışından başkalarını
aramaya başlarlar. Kabul görmek ve anlaşılmak insana o
kadar iyi gelirki insan kendini dinleyene karşı sıcak
duygular besler. Sizler çocuklarınızı dinlerseniz
onlarda sizi dinlemeyi öğrenirler. Peki, çocuklarımızı
nasıl dinlemeliyiz? Çocuklarımız bizlere bir şey
anlatırken tüm dikkatimizi onlara vererek dinlemeliyiz.
Jest ve mimiklerimizle yani beden dilimizle de onu
dinlediğimizi göstermeliyiz. Onu dinlerken
söylediklerini bir iki cümleyle özetleyerek ifade
etmeliyiz. Böylece onu dinlediğimizi, onu anladığımızı
hisseder. Ayrıca dinlenen çocuğun konuşması gelişir.
Bazen çocuğumuz bizimle konuşmak istediğinde eğer onu
dinlemeyecek durumdaysak bunu çocuğumuza anlayabileceği
bir dille açıklamalıyız. Ayrıca onu ne zaman
dinleyebileceğimizi de söylemeliyiz ve o zaman
geldiğinde onu dinlemeliyiz.
Unutmayalım ki hepimiz çocuklarımızı seviyoruz. Bu
dünyada onları anne baba olarak en iyi bizler
tanıyoruz. Onların gelişimlerine de en iyi katkıyı
bizler sunabiliriz. Hepinize çocuklarınızla birlikte
sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum.
Gökhan
DOĞAN
PSİKOLOJİK
DANIŞMAN
|