Oyun

 

 

HAYDİ OYUNA!

Hangimizin içi titremez ki çocukluğumuzdaki oyunları düşününce, nasıl da geri dönmek isteriz o günlere. Körebe, saklambaç, dokuz taş, evcilik…… ve daha nice mutluluk kaynağı oyun. Oyunu çocuk dünyasında bu kadar önemli ve vazgeçilmez kılan nedir acaba? Ya da gerçekten önemli midir çocuklarımızın oyun oynaması yoksa boşa geçirilen anlamsız zamanları mı ifade eder? Nedir bu oyun?

        

         Oyun kelime anlamına baktığımızda; sonucu düşünülmeden , eğlenmek amacı ile yapılan hareketlerdir.

         Bir yetişkin için çalışmak, iş yapmak, ortaya bir iş çıkarmak neyi ifade ediyorsa bir çocuk için de oyun oynamak onu ifade eder. Yetişkin için de çocuk için de bir kazanç söz konusudur. Yetişkin mesleğini yaparak mutlu oluyor ve maddi kazanç sağlıyorsa çocukta oyun oynayarak fiziksel, zihinsel, sosyal, ahlaki kazanımlar elde etmektedir. Bunun daha da ötesinde çocuklar oyun oynayarak mutlu olmakta, kendini eğlendirmektedir ve bir insanın sağlıklı bir kişiliğe sahip olmasında mutluluk önemli bir faktördür.

         Oyun öncelikle çocuğun bedensel gelişiminde yararlı bir faaliyettir. Oyun oynayan çocuk küçük ve büyük kas gelişimini desteklemektedir. Aynı zamanda da hem biriken enerjisini hem de doğuştan sahip olduğu saldırganlık dürtüsünü boşaltmaktadır.

         Oyun oynamak çocuğun sosyal gelişimine de katkı sağlamaktadır. Çocuklar yaşıtlarıyla oynarken kurala uymayı, iletişim kurmayı,kendini ifade etmeyi, işbirliğini, yarışmayı, paylaşmayı da öğrenirler. Hayatta girdiğimiz her ortamda mutlaka uyulması gereken kurallar vardır ve toplumla uyumlu yaşamak isteyen her bireyin de bu kurallara saygı göstermesi, uyması gerekmektedir. İşte yetişkin yaşamındaki bu kurallara uyum sağlayabilmede çocukken oynanan oyunların önemli bir yeri vardır. Çünkü çocuk, arkadaşları ile oynarken onlar tarafından kabul görmek ve düzeni sağlamak için bu kurallara uyması gerektiğini görür, kurala uyma alışkanlığı geliştirir ve bu alışkanlık hayatı boyunca devam eder. Diğer taraftan da oyun esnasında sıranın kendisine gelmesini beklerken sabretmeyi ve arkadaşları ile oyunu kazanmak adına verdiği mücadele ile yarışmayı öğrenir. Ortak oynanan oyunlarda çocuklar birlikte çalışmayı, toplu yaşamı ve oyuna katılan herkesin emeğinin olduğu bir ürün çıkarmayı yani işbirliğini de öğrenirler.

         Çocuklar oyunlarında kimi zaman da anne-baba-öğretmen gibi rollere girerler. Bu özdeşimler ile de bireylerin cinsel kimliklerine ya da mesleklerine, bulundukları ortama göre nasıl davranmaları gerektiğini taklitlerle öğrenirler. Böylece yetişkin yaşamına hazırlık yapmış olurlar.

         Çocuklar, yetişkin bireylerin de zaman zaman yaşadığı gibi duygularını ve düşüncelerini açık bir biçimde sözel olarak ifade etmekte zorlanırlar. Bu durumlarda oyun çok iyi bir araçtır. Çocuk hissettiği ya da düşündüğü şeyleri oyun sırasında, sanki oyunun gereği gibi ifade edebilir ve bu oyunu gözlemleyen ya da çocukla birlikte oynayan yetişkin çocuğun yaşadığı sıkıntıyı, duygusunu, düşüncesini anlayarak ona yardımcı olabilir. Yani oyun çocuğun kendisini ifade edebilmesi için de yararlı bir faaliyettir.

Ayrıca her çocuk çeşitli ilgi ve yeteneklerle dünyaya gelir, bunları sergileyebilmesi ve yetişkinlerin de çocuğu tanıyarak, varolan potansiyelini kullanabilmesi açısından gerekli yönlendirmeleri yapabilmesi adına oyun iyi bir araçtır. Çünkü çocukların oyunları izlenildiğinde her bir çocuğun farklı oyun araçlarından ve farklı oyunlardan zevk aldığı, bu oyunlardaki yaratıcılıklarının ve başarı düzeylerinin de farklı olduğu görülür. Bunun nedeni yukarıda belirttiğimiz gibi, doğuştan getirilen ilgi ve yeteneklerinin farklı olmasıdır. Böylece bizler, çocuklarımızın oyunlarını takip ederek onları tanıyabiliriz. Hem de çocuklar bu ilgi ve yeteneklerini oyun sırasında kullanarak geliştirirler.

Oyunun bu kadar çok yararından bahsedebiliyorsak ve çocuklar oynayarak öğreniyorsa, biz yetişkinlere düşen de çocuklarımıza yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak, yeteneklerini kullanarak geliştirebilecekleri  çekici oyun ortamları sağlamak olmalıdır. Öncelikle çocukların oyun ortamlarının düzenli ve toplu olması için gayret göstermemeliyiz. Çünkü üst üste bir kutuya, poşete toplanmış oyuncaklar çocuk için ilgi çekici değildir, onu oyuna sevk etmez. Oysa sergilenmiş oyuncaklar çocuğun merakını uyandırarak oynamaya, yeni düzenler oluşturmaya yöneltir. Çocuğun oyun ortamında resim, boyama yapabileceği ona uygun bir masa-sandalye, boyalar, hayal gücünü geliştirecek bebekler, hayvanlar, küçük model ev eşyaları, inşa oyuncaklarının olması yararlıdır.

Yararlı Oyunlar:

Su: Suyla oynayan çocuğun dokunma duyusu gelişir ve suyun sakinleştirici etkisi vardır. Ayrıca dikkat eksikliği olan çocukların dikkatlerini yoğunlaştırabilmesine yardımcı olur.

Kum-kil: İki yaşından itibaren kullanılabilecek oyunlardandır ve küçük kas gelişimini destekler. Ayrıca yaratıcılığı geliştirir, renkli oyun hamurları da bu amaçla kullanılabilir.

Evcilik: Bu oyun türü yaratıcılık ve iletişim becerilerini geliştiren, çocukların yetişkin rollerini oynadıkları, günlük hayatı taklit ettikleri, genellikle kız çocuklarının tercih ettiği oyunlardır.

Körebe: Yer-yön duygusunu geliştiren bir oyundur. Hem de çocuk gözü kapalı hareket ederek etrafa güvenmeyi öğrenir.

Saklambaç: Öncelikle yer-yön duygusunu geliştirir. Ayrıca çocuklar saklandıkları yerde beklerken sabretmeyi öğrenirler.

 

Oyunda Gelişim

Çocukların gelişimine paralel olarak oyunlarında da farklılaşmalar görülür. Bulundukları yaş grubuna uygun oyunlar oynamaya başlarlar. Önceleri yalnız oynanan oyunlar zamanla yerini grup oyunlarına bırakır. Genel olarak bakıldığında gelişim şöyledir:

  • Tek başına oynanan oyun: Çocuklar diğer çocuklarla oynamaz, yalnızca kendi oyun malzemeleri ile oynarlar. Çok küçükken sadece bu oyun türü oynanır.
  • Başka bir oyunu izleme: Çocuk diğer çocuklarla iletişim kurmaz ama onların oyunlarını izler.
  • Paralel oyun: Çocuklar yan yana ve aynı oyun malzemesini kullanarak oynarlar ama faaliyetleri bağımsızdır.
  • Birlikte oynanan oyun: Çocuklar hem fikirlerini hem de oyuncaklarını paylaşarak oynarlar.
  • İşbirliğine dayanan oyun: Bu oyun türünde çocuklar ortak hareket ederek bir sonuca varmaya çalışırlar.

Oyunun yaşlara göre gelişimi şu şekilde de yapılabilir:

1. Alıştırma oyunları: 0-2 yaş arasını kapsar, genelde motor faaliyetler ve tekrarlamalar görülür. Bebekler çevreden aldıkları uyaranları beş duyuları ile tanımaya, sınıflandırmaya başlarlar. Oyunlar keşif niteliğindedir, çevrelerindeki objeleri çekip iterek, yakalayarak keşfetmeye çalışırlar.

2.  Simgesel oyunlar: 2-8 yaş döneminde oynanan oyunlardır. Sanki varmış gibi oyunlar oynanır. Örneğin evcilik ya da bir çubuğun at olarak kullanılması gibi. 4-6 yaşlarındaki kız çocuklar bebeklerle, bunları süslemeyle, erkekler ise arabalarla vb. oyuncaklarla oynarlar. Çocuk düşüncelerini oyundaki simgelerle, özdeşimlerle aktarmaktadır.

3. Kurallı oyun: 9-10 yaşlarından sonra çocuklar zihinsel gelişimlerine paralel olarak daha karmaşık oyunları tercih ederler. Uyulması gereken kurallar, uymayanlara verilecek cezalar saptanır. Bu oyunlar sosyalleşmeyi desteklemektedir.

Anaokulları çocukların oyun ihtiyacını en iyi şekilde karşılamaktadır. Çocuklar bu ortamlarda yaşıtlarıyla paylaşım yaşayarak oyunlar oynarlar.

 

OYUNCAKLAR

Çocukların oyunlarında kullandıkları oyuncakların seçiminde de dikkatli olunması gerekmektedir. Alınan oyuncak öncelikle çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, ilgi ve becerilerine uygun olmalıdır. Çocuğun yaratıcılığını desteklemelidir. Ayrıca çocuğun sağlığı açısından kullanılan malzeme, boya kalitesiz olmamalıdır. Çocuk için tehlike yaratacak şekilde çabuk kırılabilen ya da keskin, sivri uçlarının olmamasına dikkat edilmelidir. Oyuncak alırken kendi zevkinize göre tercih  yapmamalı, çocuğun fikrini de almalısınız. Çocuğun  yaşına göre kullanılabilecek oyuncaklar şöyle gruplanabilir:

İlk altı ay çok renkli, ses çıkaran oyuncaklar, çıngıraklar bebekler için ilgi çekicidir. Yatağının üstüne dönen, ses çıkaran oyuncaklar asılabilir.6. aydan itibaren telefon da önemli bir oyuncaktır. Çünkü çocuk konuşuyor gibi yaparak iletişim becerisini geliştirir. 7. aydan itibaren bebek oturmaya başladığından çevresinde uzanabildiği nesneleri yakalar, ağzına götürür. Bir elinden diğerine geçirip oynayacağı halkalar, küpler, küçük hayvanlar, bebekler ilgisini çeker. Ayrıca çekmeli oyuncaklar denge gelişimi açısından yararlıdır. Bu dönem çocuğu için toplar, iç içe geçen kaplar da uygun oyuncaklardır. Yürümeye başlayıp dolaşabildiği andan itibaren de üstüne binebileceği at gibi oyuncaklar, tabureler ilgisini çekebilir.

İki yaşından itibaren parçalara ayrılabilen, kutuya doldurulup boşaltılabilen oyuncaklar, şekilli kutular, üst üste konularak inşa oyunları oynanabilecek oyuncaklar tercih edilmelidir. Bu oyuncaklar hem el becerisini hem de hayal gücünü desteklemektedir.

Üç yaşından itibaren üç tekerlekli bisiklet ve bu türde arabalar hoşa gider. Bunlar denge, kol-bacak koordinasyonu gelişimini destekler.

4-5 yaşları arasında çocukların evcilik oyunlarında kullandıkları mutfak eşyaları, bebekler ve doktor muayene aletleri, dil gelişimini destekleyen renkli tuşları olan piyano, müzik ve öykü kasetleri ile kuklalar  ve aritmetiğe hazırlamaya yönelik resim ve sayı eşleme oyunları, sayı kartları kullanılabilir.

6-8 yaşları arasında toplumsal gelişimi, işbirliğini, bilişsel becerileri ve algısal hareket becerilerini, yaratıcı anlatımı destekleyen oyuncaklar çocukların zevk aldıkları malzemelerdir.  Top, dama, minyatür arabalar, yap-boz oyunları, parmak boyası, kağıt hamuru,boyalar, oyun hamurları kullanılabilir.

9-11 yaşları arasında sorun çözme yeteneklerini geliştirecek karmaşık masa üstü oyunları, ince-ayrıntılı hareket becerilerini destekleyen küçük parçalı, karmaşık yap-boz oyunları, üç boyutlu model uçaklar, uzaktan kumandalı araçlar ve stratejik yeteneklere yönelik sözcük türetme, monopol, masa tenisi gibi oyunlar tercih edilir.

12 yaşın üzerinde de soyut düşünme ve akıl yürütmeye yönelik oyun ve oyuncaklar (basit mikroskop ya da teleskop, kimya ya da elektronik setleri gibi) ile bağımsız yaşam becerileri kazanmaya yönelik (yürüyüş, bisiklete binme ve kamplar gibi) oyun ve oyuncaklar destekleyicidir.

                                                                               

Hazırlayan

                                                                                Zekiye BİCE SİRER

                                                                                Psikolojik Danışman

 

 

 

KAYNAKLAR

ORMANLIOĞLU, Mücella; Niçin oyun?. İstanbul: Göçebe Yayınları

YAVUZER, Haluk; Çocuk Psikolojisi.İstanbul:Remzi Kitabevi

YAVUZER, Haluk; Çocuğunuzun İlk 6 Yılı.İstanbul:Remzi Kitabevi

ELEMEK, Arzu; “Çocuğun Oyun/Oyuncak Dünyası”, Popüler Psikiyatri Dergisi, Eylül-Ekim2005

www.ailemax.com