|
Arş.Grv. Aslı YÜKSEL
Prof. Dr. Mustafa ERGÜN
Afyon Kocatepe
Üniversitesi
Eğitim
Fakültesi
“İlkay, her gün derse geç gelmektedir. Ali, sürekli arkadaşlarını
şikâyet etmektedir. Ömer, verilen ödevleri yapmamaktadır. Mustafa, sırasında
nadiren oturmakta, zamanının büyük bir kısmını kalem açmakla geçirmektedir. Oya,
sık sık devamsızlık yapmaktadır. Gül, derste sürekli konuşarak dersi
kesmektedir.” Bu ve benzeri durumlar sınıf ortamında sıkça
karşılaşılan problemli davranışlardır. Bu davranışların çoğu hemen hemen bütün
sınıflarda öğretmenler tarafından gözlenmektedir. En deneyimli öğretmenler bile
sınıflarında istenmeyen öğrenci davranışları ile karşı karşıya kalmaktadır.
İlköğretim okullarında öğretmenlerin karşılaştıkları istenmeyen öğrenci
davranışları, bir anlamda önemli bir disiplin sorunudur ve eğitim
öğretim etkinliğinin yürütülmesinde büyük bir problem oluşturur. Okulda ve
sınıfta, eğitsel çabalara engel olan davranışların tümü istenmeyen davranış
olarak nitelendirilir. Dersin akışını bozan, hedef davranışlara ulaşmayı
zorlaştıran veya engelleyen her davranış, istenmeyen davranıştır.1
Sınıfta istenmeyen öğrenci davranışları sadece eğitim öğretimi engellemez,
bununla birlikte bazı fiziksel ve psikolojik huzursuzlukları da beraberinde
getirir. İstenmeyen davranışlardan bazıları, en büyük etkisini
davranışı yapan üzerinde gösterir ama bir kısmı bunun ötesinde öğretmeni,
sınıfın tümünü ve dersi olumsuz etkiler.2
İstenmeyen öğrenci davranışları, öğrencilerin yaşları, cinsiyetleri,
sosyo-ekonomik düzeyleri, psikolojik özellikleri gibi pek çok etkenlere bağlı
olarak farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Davranışlar, zamana, mekana ve
koşullara göre istendik ya da istenmedik özelliği kazanırlar. Yine aynı şekilde
istenmeyen davranışların sıklığı da yaştan yaşa, öğretmenden öğretmene, dersten
derse farklılık gösterebilmektedir.
Derse devam etmeme ya da derslere geç gelme, derse hazırlıksız gelme,
sınıfta uygun olmayan yer ve zamanda konuşma, arkadaşlarına, kendisine veya
eşyalarına zarar verme, derste uzun süre hayal kurma ya da ders dışı bir
etkinlikle uğraşma gibi davranışlar, sınıfta sıkça gözlenen istenmeyen öğrenci
davranışları olarak özetlenebilir. Ayrıca bu davranışların dışında temizlik ve
görgü kurallarına uymama, sınavda kopya çekme, alkol, sigara ve uyuşturucu
kullanma, öğretmenine ve arkadaşlarına kaba davranma, küfürlü konuşma,
arkadaşlarını rahatsız etme, söz almadan konuşma gibi davranışlar da derslerde
karşılaşılabilen istenmedik davranışlardandır. İstenmeyen davranışların ortaya
çıkması, hem kaçınılmaz nitelikte doğal bir olaydır hem de uygun eğitim
yaşantılarını kazandırmak için iyi bir
fırsattır.3
İstenmeyen Davranışların
Sınıflandırılması
Sorun Olmayan Davranışlar: Kısa dikkatsizlikler, bazı öğrencilerin
konuşması, ödev üzerinde çalışırken kısa ara vermeler gibi ortak davranış
örneklerinden oluşur.
Küçük Sorunlar: Sınıf işlemleri ve
kurallarına karşı olan davranışları içerir. Örneğin öğrencinin oturduğu yerden
izin almadan kalkması gibi küçük, fakat rahatsızlık verici
davranışlardır.
Önemli Sorunlar: Bu davranışlar eğitim etkinliğini bozan ve
öğrenmeyi engelleyen davranışlardır. Bu gruptaki davranışlar çok ciddidir; ancak
okul kuralları veya sınıf
baskısı ile izole edilirler. Örneğin diğer öğrencilere şiddet uygulama veya
kavga eylemi gibi.
İstenmeyen Davranışların Etkenleri
Herhangi bir okulda veya derslikte bir disiplin problemi çıkmışsa,
bunun mutlaka bir nedeni vardır. Sınıf ortamında meydana
gelen istenmeyen davranışların kaynakları öğretmenin, öğrencinin, sınıfın
fiziksel yapısının, sınıfın içinde bulunduğu okulun, çevrenin (uzak ve yakın)
sahip olduğu özelliklere göre değişiklik göstermektedir. Sınıftaki
istenmeyen öğrenci davranışlarının önüne geçilebilmesi bu davranışların ortaya
çıkmasında etkili olan nedenlerin bilinmesine bağlıdır.
Sınıf Dışı
Etkenler: Sınıf
içindeki istenmeyen davranışların büyük bölümü sınıfın dışında yaşanan
olaylardan kaynaklanmaktadır. Öğrencinin içinde yaşadığı çevre, aile ortamı ve
okul, davranışlarının temel kaynağını oluşturur. Bu çevrede yaşayan insanların
eğitim düzeyleri, öğrencilerin davranışları üzerinde önemli ölçüde etkilidir,
dolayısıyla öğrencilerin davranışlarına yansıyarak sınıf içine taşınır. Eğer
öğretmen, yalnızca sınıf
içi davranış değişkenleri
ile uğraşıp, sınıf dışı
etkenleri göz ardı ederse başarıya ulaşması hem zor olur hem de kalıcı olamaz.
Sınıf dışı etkenler;
okul, çevre ve aile olmak üzere üç başlık altında
incelenebilir.
Okul: Okulun fiziksel özellikleri, durumu, öğrenci sayısı,
kuralları, yönetim yapısı gibi bir çok değişken sınıf içine yansıyarak
öğrencilerin tutum ve davranışlarını etkiler. Eğitim- öğretim için gerekli olan
materyal, araç, gereç ve kaynakların yokluğu ya da yetersizliği öğrenciyi
istenmeyen davranışa sevk eden diğer bir nedendir. Gottfredson ve diğerlerine
göre okulun olumsuz davranışa yönelten bir yanı da kurallar ve olumsuz
davranışlar konusunda yöneticilerin, öğretmenlerin farklı görüş ve uygulayışta
olmalarıdır.4
Çevre: Öğrencileri problem davranışlara sevk eden en önemli
faktörlerden birisi okulun sosyal çevresidir. Okulun bulunduğu fiziksel,
kültürel ve sosyal çevre öğrenci davranışları üzerinde büyük ölçüde belirleyici
etkilere sahiptir. Öğretmenin, çevrede karşılaşılan bazı olumsuz davranışların
sınıf ortamına girmesini
önleyebilmesi için çevreyi tanıması, ekonomik, sosyal, kültürel geçmişini ve
kaynaklarını çok iyi bilmesi gerekir. Öğrencilerin içerisinde yaşadıkları çevre,
davranışlar üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bazen çevreyi değiştirmeden
davranışları değiştiremezsiniz.5
Aile: Aile öğrenci davranışının şekillenmeye başladığı,
örnek alındığı, bazı temel davranışların kazanıldığı yerdir. Öğrenciler
zamanlarının önemli kısmını ve ilk sosyalleşmelerini aile içinde tamamladıkları
için, istenmeyen davranışların kaynaklarının ilk çekirdekleri de aile içinde
atılmaktadır.6 Ailedeki birey sayısı, ailenin gelir ve eğitim
durumu öğrenci davranışlarını etkileyen faktörlerden bazılarıdır.
Sınıf ortamında gözlenen
istenmeyen öğrenci davranışlarının aileden kaynaklanan diğer bir nedeni ise
anne-baba tutumlarıdır. Aileyle ilgili olarak öğretmenin aileyi tanıması ve aile
ile ilişki kurması ortaya çıkabilecek bazı olumsuz davranışların önlenmesinde
etkili olabilir.
Sınıf İçi Etkenler:
İstenmeyen davranışların ortaya çıkmasında sınıf dışı etkenler kadar
sınıf içi etkenler de önemlidir.
Öğrenciyi istenmeyen davranışlara yönelten sınıf içi etkenler; öğretmen,
öğrenci ve fiziksel ortam olmak üzere gruplandırılabilir.
Öğretmenden Kaynaklanan Nedenler: Öğretmen nitelikleri
sınıf yönetiminin kalitesi
ve başarısı üzerinde önemli ölçüde etkilidir. Etkili bir
sınıf yönetiminde öğretmenin
her şeyden önce yapması gereken ilk iş öğrencileri tanımak olmalıdır. Öğretmen
hangi davranışın nerede ve nasıl yapılması gerektiğini, buna karşılık hangi
davranışın nerede ve nasıl yapılmaması gerektiğini öğrencilere anlatmalıdır.
İstenmeyen davranışların oluşmasında öğretmenlerin yetersizlikleri büyük rol
oynamaktadır. Derste öğretmenin sürekli aktif, öğrencinin pasif olması,
öğrencilerin dikkatini dağıtır. Öğretmenin öğrenci ile alay etmesi,
öğrencilere kaba davranması, öğrenciler arasında ayırım yapması, öğrencilerle
gerekli iletişimi kuramaması, öğretmenin toplumsal beceri eksikliğinden
kaynaklanan istenmeyen davranışların ortaya çıkmasını sağlar. Ayrıca öğretmenin
kişisel özellikleri, özgüven, tükenmişlik, başarısızlık korkusu vb durumlar,
çocuklardan hoşlanmama ve özel sorunları (evlilik vb.)
sınıf içi disiplin sorunlarının
kaynağını oluşturabilir.7
Öğrenciden Kaynaklanan Nedenler: Duygusal problemler yaşayan bazı
öğrenciler, okul hayatının gerektirdiği sorumlulukları yerine getiremeyince,
sınıfa ve okula uyum sağlamakta zorlanırlar. Bazı öğrenciler öğrenim
yaşantılarında karşılaştıkları başarısızlıklar nedeniyle sınıfta dersi takip
etmeyerek sürekli sınıfın havasını bozmaya çalışırlar. Öğrencinin, öğretmeni ve
arkadaşlarıyla etkileşim düzeyinin düşük olması, sosyal becerilerde yetersiz
olması, arkadaşının olmaması, okulu sevmemesi, sosyal doyumsuzluk içinde olması
gibi pek çok neden öğrenciyi sınıf ortamında görmek
istemediğimiz davranışlara itmektedir.
Fiziksel Ortamdan Kaynaklanan Nedenler: Sınıfın fiziksel
koşulları, gürültülü ve kalabalık oluşu, ısı ve ışık durumu öğrenci performansı
üzerinde önemli ölçüde etkilidir. Fiziksel açıdan kötü yapılandırılmış bir
ortamda, öğrencilere eğitimin amacı olan istendik davranışları kazandırmak yani
davranış değişikliği sağlamak kolay değildir. Sınıf düzeni gibi,
öğrencilerin oturma düzeni de sınıf yönetimi ve eğitsel
çabalar üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Sınıfta İstenmeyen Öğrenci Davranışları Üzerine Bir
Araştırma
İlköğretim I. Kademe 1. 2. ve 3. sınıflarda görülen istenmeyen öğrenci
davranışlarının sınıftaki öğrencilerin yüzde kaçında görüldüğünü ve
öğretmenlerin bu istenmeyen öğrenci davranışları ile baş etmek için en çok hangi
yolları kullandığını belirlemek amacıyla bir araştırma yapılmıştır8.
Araştırma 2003-2004 eğitim öğretim yılında Afyon Merkez İlçeye bağlı 19
ilköğretim okulunda görev yapan 107 (1., 2. ve 3. sınıf) sınıf öğretmenine bir anket
uygulanarak yapılmış ve öğretmenlerin cinsiyeti, mezun olduğu okul, mesleki
kıdemi, medeni durumu ve okulun sosyo-ekonomik düzeyi araştırmanın değişkenleri
olarak alınmıştır.
Bizim araştırmamızda, öğretmenlerin belirlediği
istenmeyen öğrenci davranışlarının başında “Konuya, işe ya da çalışmaya
dikkatini toplayamamak”, “Bir yerde uzun süreli oturamamak”
ve “Derste sıraların arasında dolaşmak” davranışları gelmektedir.
Bunun yanında “Verilen ödevleri eksik yapmak ya da hiç yapmamak”,
“Derse aktif olarak katılmamak, başka şeylerle meşgul olmak”, “Kavga
etmek” ve “Sürekli arkadaşlarını şikayet etmek” gibi
davranışlar da öğretmenlerin en çok şikayet ettiği davranışlardır. Ancak en
fazla görülen istenmeyen öğrenci davranışlarının bile sınıfın % 12-13’ünde
görüldüğü, dolayısıyla araştırma yapılan İlköğretim Okullarındaki öğrencilerin %
90’ında rahatsız edici bir davranış görülmediği ortaya çıkmıştır. En çok görülen
istenmeyen öğrenci davranışlarının (Konuya, işe ya da çalışmaya dikkatini
toplayamamak, bir yerde uzun süreli oturamamak) öğrencilerin % 10-19 aralığında
görüldüğü; diğer tüm istenmeyen öğrenci davranışlarının % 1-9 aralığında
görüldüğü tespit edilmiştir.
İstenmeyen öğrenci davranışlarıyla baş etmede
genellikle öğrenciyi uygun bir dille uyarma, olumlu davranış gösteren
öğrenciyi örnek gösterme ve öğrenci ile dersten sonra konuşma (bazen
de öğrencinin ailesine haber verme) yolları tercih edilmiştir.
Görmezden gelme, öğrenciye bağırma, öğrenciyi bedensel olarak
cezalandırma gibi yollar öncelikle tercih edilmemiştir.
Öğretmenlerin sınıflarında algıladıkları
istenmeyen öğrenci davranışları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık
bulunamamıştır.
Öğrencilerin “Verilen bir görevi yarıda
bırakmak ya da yerine getirmemek” davranışı ön lisans mezunu öğretmenlerin
sınıflarında daha fazla görülmektedir. “Sorunun cevabını bildiği halde parmak
kaldırmaya cesaret edememek” davranışı yüksek kıdemli öğretmenlerin
sınıflarında daha çok görülmektedir. “Sık sık devamsızlık yapmak”,
“Kılık kıyafetine ve kişisel temizliğine özen göstermemek” davranışları
sosyo-ekonomik açıdan alt düzey okullarında daha çok
görülmektedir.
“Yalan söylemek” davranışına karşı erkek
öğretmenler öğrenciyi uygun bir dille uyarma yolunu tercih ederken; bayan
öğretmenler öğrenci ile dersten sonra konuşma yolunu tercih etmişlerdir.
“Öğretmenden izin almadan sınıftan ayrılmak” davranışını gösteren
öğrencilere öğrenciyi uygun bir dille uyarmanın ötesinde erkek
öğretmenler olumlu davranış gösteren öğrenciyi örnek göstermekte, bayan
öğretmenler ise öğrencinin ailesine haber vermektedirler. “Sorunun
cevabını bildiği halde parmak kaldırmaya cesaret edememek” davranışını
gösteren öğrencilere erkek öğretmenler olumlu davranış gösteren öğrenciyi
örnek gösterirken; bayan öğretmenlerin tercihleri
farklılaşmaktadır.
Öğretmenlerin mezun oldukları okul ile kendi
sınıflarında algıladıkları istenmeyen öğrenci davranışlarıyla baş etmekte
birinci derecede kullandıkları çözüm yolları arasında genelde bir farklılık
yoktur. Sadece “Sorunun cevabını bildiği halde parmak kaldırmaya cesaret
edememek” davranışında anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. “Sorunun
cevabını bildiği halde parmak kaldırmaya cesaret edememek” davranışıyla baş
etmede ön lisans ve lisans mezunu öğretmenlerin tercihleri
farklılaşmaktadır.
Öğretmenlerin mesleki kıdemleri ile kendi
sınıflarında algıladıkları istenmeyen öğrenci davranışlarıyla baş etmekte
birinci derecede kullandıkları çözüm yolları arasında genelde bir farklılık
yoktur. Sadece “Sık sık devamsızlık yapmak” davranışında anlamlı bir fark
ortaya çıkmıştır. “Sık sık devamsızlık yapmak” davranışıyla baş etmede
20-25 yıl kıdeme sahip öğretmenlerle 25 yıldan yukarı kıdeme sahip öğretmenler
öğrenciyi uygun bir dille uyarmayı tercih ederken, 20 yıldan az kıdeme
sahip öğretmenler öğrencinin ailesine haber vermeyi tercih
etmektedirler.
Öğretmenlerin görev yaptıkları okulların
sosyo-ekonomik düzeyi ile kendi sınıflarında algıladıkları istenmeyen öğrenci
davranışlarıyla baş etmekte birinci derecede kullandıkları çözüm yolları
arasında sadece “Konuya, işe ya da çalışmaya dikkatini toplayamamak” ve
“Verilen bir görevi yarıda bırakmak ya da yerine getirmemek”
davranışlarında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Diğer davranışları
öğretmenlerin görev yaptıkları okulların sosyo- ekonomik düzeyi
etkilememektedir. “Konuya, işe ya da çalışmaya dikkatini toplayamamak” ve
“Verilen bir görevi yarıda bırakmak ya da yerine getirmemek”
davranışlarıyla baş etmede üst düzey, orta düzey ve alt düzey okullarda görev
yapan öğretmenlerin tercihleri farklılaşmaktadır.
İstenmeyen davranışların ortaya çıkmasını engellemek için izlenmesi
gereken stratejiler şunlardır:9
1-Öğrencileri Sürekli Olarak İzlemek: Öğretmen ders
esnasında gözleri ile sınıfın tümünü gözlemeli, öğrencilerin tümünü görebileceği
yerlerde durmalıdır.
2-Öğrencileri Motive Etmek ve Motivasyonu Dersin Sonuna Kadar
Sürdürmek: Öğrencileri motive etmek için onlara aktif olma fırsatı
verilmeli, öğretmen merkezli öğretim yöntemleri terk edilmeli, mümkün olduğunca
fazla öğrenciye söz hakkı verilmelidir.
3-Öğrencilerin İlgilerini Anlamak ve Derse İlgiyi Arttırmak:
Öğretmen iyi bir gözlemle öğrencilerinin ilgi düzeylerini keşfetmeye
çalışmalı, ilginin dağılması ve sıkılma belirtilerinin görülmesi durumunda
güncel bir konuyu tartışmak, mantık ve zeka oyunlarını kullanmak, birkaç dakika
serbest faaliyet yapmalarına izin vermek vb. gibi bazı şeyleri kullanarak
ilgilerini yeniden kazanmaya çalışmalıdır.
4-Sınıf
Kurallarını Tespit Etmek: Öğretmen, öğrencileriyle tanıştığı
ilk derste öğrencilerinden beklediği davranışlarla ilgili açıklamalar yapmalı,
kurallar koymalı ve bu kuralların neden gerekli olduğu konusunda tatmin ve ikna
edici açıklamalar yapmalıdır.
İstenmeyen Davranışlar
Karşısında Gösterilmesi Gereken Öğretmen
Tepkileri
1-Sorunu Anlamak: İstenmeyen öğrenci davranışları
karşısında, öğretmenin yapması gereken ilk iş, sorunu anlamak olmalıdır. Sorunun
doğru bir biçimde anlaşılması, doğru bir yaklaşımla çözülmesi için ön koşuludur.
Davranışı anlamak, mevcut sorunların nedenlerini tanımlamanın ötesinde,
gelecekte ortaya çıkabilecek istenmeyen davranışların kestirilmesi açısından da
gereklidir.10
2-Görmezden Gelmek: İstenmeyen davranış o an için hemen
olup bitiyorsa, süreklilik göstermiyorsa görmezden gelinebilir. Ancak öğretmen,
görmezden geldiği davranışı pekiştirmekten kaçınmalıdır. Çünkü, istenmeyen bir
davranışta bulunan öğrenci, bu davranışının öğretmen tarafından görmezden
gelinmesiyle bunun kabul edilebilir bir davranış olduğunu düşünerek aynı
davranışı tekrarlayabilir. Öğretmen tekrarlanan bu davranışı da görmezden
gelirse, istenmeyen davranışların pekişmesine neden olur. Bu yöntemin dikkatli
kullanılması gerekir. Aksi takdirde öğrenci yaptığı yanlış davranışın öğretmen
tarafından tasdik edildiği yanılgısına düşebilir. Görmezden gelme yöntemi,
dikkatli kullanılmadığında ciddi sorunlara yol açar. Önemli davranış
problemlerini görmezden gelme ile ortadan kaldırmak mümkün olmadığı gibi,
sorunun ağırlaşmasına da neden olur.
3-Uyarmak: İstenmeyen davranışı yapan öğrenciye,
davranışının kabul edilemez olduğu çeşitli uyarılarla hissettirilebilir.
Öğretmen vücut dilini kullanarak, dokunarak, sözle doğrudan veya dolaylı olarak
soru sorarak, söz hakkı vererek veya sözü doğrudan doğruya istenmeyen davranışa
getirerek öğrenciyi uyarabilir.
4-Derste Değişiklik Yapmak: Sınıfta öğretmenin sürekli aynı
yöntemleri kullanması, kendinin aktif, öğrencilerin ise pasif olması, dersin
sıkıcı bir hal almasına ve öğrencilerin dikkatlerinin dağılmasına neden olur.
Dikkati dağılan öğrencilerin istenmeyen davranışlara yönelmesi kaçınılmazdır. Bu
yüzden ortaya çıkabilecek istenmeyen davranışlar, dersin işlenişinde, öğretim
yöntemlerinde, araç ve gereçlerde değişiklikler yapılarak ortadan
kaldırılabilir.
5-Sorumluluk Vermek: Yapacak bir işi olmadığını
düşünen veya işi kendisine ilginç gelmeyen öğrencinin istenmeyen davranışlara
yönelmesi doğaldır. Bu durumda ona kendisini meşgul edecek bir iş vermek ya da
işini kendisine daha ilginç gelecek başka bir işle değiştirmek, istenmeyen
davranışların önlenmesi konusunda yararlı bir yöntemdir. Öğrencilerini tanıyan,
onlar hakkında bilgi sahibi olan bir öğretmen öğrencilerine sorumluluklar verir.
Sınıf başkanlığı yapmak,
araç gereç getirip götürmek, ödevleri kontrol etmek gibi sorumluluklar alan
öğrenci kendi davranışını kontrol ederek istenmeyen davranışlara yönelmez. Uygun
ve anlamlı etkinliklerle sorumluluk verilen öğrenciler, istenmeyen davranışlara
yönelecek zamanı bulamazlar.
6-Öğrenciyle Konuşmak: Yapılan bütün uyarılara rağmen
öğrencinin davranışlarında bir değişiklik görülmüyorsa, sorunun öğrenci ile
konuşulmasında yarar vardır. İstenmeyen bir davranış görüldüğünde hemen sıcağı
sıcağına öğrenciyle ders içinde veya ders dışında, davranışının nedenleri ve
sonuçları hakkında konuşulabilir.
7-Okul Yönetimi, Aile ve Rehber Uzman İle İlişki Kurmak:
Bazı sorun davranışların boyutları, öğretmenin üstesinden gelemeyeceği kadar
büyük olabilir. Böylesi durumlarda öğretmenin okul yönetimi ve rehberlik servisi
ile işbirliği yapması gerekir. Öğretmen sınıf içinde sıkıntı
yaratan, eğitim öğretimi engelleyen davranışlarla baş edemediği durumlarda okul
yönetimi, aile veya bir uzmandan sorunun çözümü için yardım
isteyebilir.
8-Ceza Vermek: Diğer yöntemleri kullanmasına rağmen
öğretmen hâlâ öğrencilerin istenmeyen davranışlarıyla baş edemiyorsa, göstermesi
gereken en son tepki ceza vermek olacaktır. Ceza, davranışla orantılı olarak, o
davranışın yinelenmesini engelleyecek şekilde uygulanmalı, bunun için de öğrenci
neyi, nasıl yaptığı için ceza aldığını bilmelidir.11 Neden ceza
aldığını bilmeyen öğrencinin eğitimin amaçları doğrultusunda istenen
davranışları göstermesi mümkün değildir.
Etkili bir sınıf
yönetiminde cezanın yeri olmamalıdır. Çünkü ceza davranışı zayıflatır ya da
belli bir süre için durdurur. Baskının ortadan kalkmasıyla istenmeyen davranış
aynen tekrar eder. Ceza, davranış değişikliğine neden olmaz. Diğer bir deyişle
istenmedik bir davranışı istendik yönde değiştirmez.12
İstenmeyen öğrenci davranışlarıyla baş edebilmek için öğretmenlerin sık sık
başvurduğu bir yöntem olan ceza, öğrenciler üzerinde bazı olumsuz etkilere neden
olabilmektedir. Aldığı cezanın etkisiyle öğrenci ya saldırgan davranışlar
sergilemekte ya da içine kapanık bir öğrenci olmayı tercih etmektedir. Ceza
vererek bir dizi sorunların ortadan kaldırıldığı düşünülürken, cezanın
beraberinde birçok sorun getirdiğinin farkına bile varılamamaktadır.
Sonuç olarak sınıf, eğitim öğretimin
yapıldığı ortamdır. Sınıfta sınıf içi ya da sınıf dışı etkenlerden
kaynaklanan bir çok neden öğrenciyi istenmeyen davranışa sevk
etmektedir.
Her şeyin dört dörtlük gittiği, hiçbir istenmeyen davranışın olmadığı
bir sınıfı hayal etmek bir bakıma gerçeği görememektir. Trafik kazalarını en iyi
sistemlerde bile bütünüyle ortadan kaldırma olasılığının bulunmaması gibi,
okullarda da disiplin
sorunlarını bütünüyle ortadan kaldırmak olası değildir.13
Eğitim öğretim etkinliklerinden beklenilen verimin elde edilebilmesi iyi
bir sınıf düzenini
gerektirir. Öğretmenlerin olumsuz öğrenci davranışları ile başa çıkabilmesi için
iyi bir sınıf yönetimi
becerisine sahip olmaları gerekir. Sorun davranışların ortaya çıkmadan
önlenmesi, öğrencilerin sınıf etkinliklerine
katılımını artırır; öğretmenin enerjisinin ve zamanının önemli miktarını
harcadığı istenmeyen davranışların ortaya çıkma olasılığını da
düşürür.14
İstenmeyen davranışların en aza indirilmesi için öğretmen, yönetici ve
ailenin ortak çaba içinde olmaları, olaylara anlayışla yaklaşmaları,
öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına cevap veren programlarla onların motive
edilmesi gerekmektedir.15
|